ABD ile İran arasında yeni bir anlaşma sağlanabileceğine yönelik iyimserlik, küresel piyasalarda risk iştahını artırıyor. Yatırımcılar, bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisi başta olmak üzere yoğun veri gündemine odaklanmış durumda. Jeopolitik gerilimlerin azalması, petrol fiyatlarını baskılarken hisse senedi piyasalarında olumlu bir hava yaratıyor. Özellikle ABD'de beklenen istihdam verisi, faiz politikalarının seyrine ilişkin sinyaller vereceği için yakından izleniyor.
ABD-İran Anlaşma Beklentileri ve Piyasalara Etkisi
ABD ile İran arasında nükleer program konusunda diplomatik görüşmelerin ilerlediği haberleri, uluslararası toplumda umut yaratıyor. Uzmanlar, olası bir anlaşmanın yaptırımların hafifletilmesi ve İran'ın petrol arzının artması anlamına gelebileceğini belirtiyor. Bu durum, arz fazlası endişeleriyle ham petrol fiyatlarının gerilemesine neden oluyor. Brent petrol, dün yüzde 2'ye yakın değer kaybederek 79 doların altına indi. Analistler, anlaşma ihtimalinin devam etmesi halinde fiyatların 75 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini ifade ediyor.
Piyasalardaki iyimser hava, borsalarda alıcılı bir seyri destekliyor. Asya-Pasifik borsalarının ardından Avrupa borsalarının güne yükselişle başlaması bekleniyor. ABD vadeli endekslerinde de artı yönlü hareketler görülüyor. Bu gelişmeyle birlikte dolar endeksi hafif gerilerken, altın ons fiyatı da yatay seyrediyor.
ADP İstihdam Verisi Öncesi Beklentiler
Bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisinin, cuma günü açıklanacak resmi tarım dışı istihdam verisi öncesinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Beklentiler, ekonominin yeni iş yaratma hızının yavaşladığına işaret ediyor. ADP verisinin 170 bin civarında gelmesi tahmin edilirken, geçen ay bu rakam 235 bin olarak gerçekleşmişti. Bu da iş gücü piyasasının soğumaya başladığının sinyali olarak yorumlanıyor.
İstihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasının belirlenmesinde kritik rol oynuyor. Piyasalar, Fed'in eylül ayında faiz indirimine başlayacağına dair beklentilerini koruyor. Ancak güçlü gelen veriler, bu ihtimali zayıflatabilir. Ayrıca bugün ABD'de haftalık işsizlik başvuruları ve ISM hizmet sektörü PMI verileri de açıklanacak. Bu verilerden gelecek sinyaller, yatırımcıların yönünü belirlemede etkili olacak.
Küresel Politika ve Veri Takvimi
Avrupa'da ise İngiltere'de siyasi belirsizlikler devam ederken, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararına ilişkin beklentiler gündemde. ECB üyelerinden yapılan açıklamalar, geçen ay faiz indirimi sonrası temkinli bir duruşun korunacağına işaret ediyor. Öte yandan Çin'de açıklanan hizmet sektörü PMI verisi beklenenden düşük gelerek ekonomik toparlanmanın yavaş olduğunu gösterdi. Bu da küresel büyümeye ilişkin endişeleri artırsa da, piyasalarda şimdilik risk iştahını baskılamadı.
Bugün ayrıca Japonya'da çalışan nüfusun ücret artışı verileri ve Almanya'da dış ticaret dengesi gibi veriler de takip edilecek. Bu veriler, merkez bankalarının para politikalarını şekillendirmesinde etkili olabilir. Yatırımcılar, bu hafta boyunca açıklanacak verilerle birlikte global piyasalarda yeni bir yön arayışına girecek.
Jeopolitik İyimserliğin Gölgesinde Riskler
ABD-İran arasındaki anlaşma beklentileri umut verse de, bu sürecin zorlu bir müzakere gerektirdiği ve geçmişte taraflar arasında güven sorunu yaşandığı biliniyor. Bu nedenle analistler, iyimserliğin kalıcı olup olmayacağı konusunda temkinli yaklaşıyor. Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı, ticaret savaşlarından kaynaklı belirsizlikler ve ABD'de başkanlık seçimleri gibi faktörler de piyasalarda volatilite yaratmaya devam ediyor.
Uzmanlar, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ekonomik verilerin de piyasa yönü üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. Özellikle enflasyonun kritik seviyelerde olduğu bu dönemde, merkez bankalarının atacağı adımlar yakından izleniyor. Bu konjonktürde, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirerek riskleri dağıtması öneriliyor.