Küresel ekonomi, 2024 yılının son çeyreğinde artan jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının sıkı para politikalarının etkisiyle sert bir yavaşlama riskiyle karşı karşıya. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın son raporları, dünya genelinde büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edildiğini gösteriyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde artan borç yükü ve enflasyon, ekonomik aktiviteyi baskılarken, gelişmiş ekonomilerde de resesyon endişeleri yaygınlaşıyor.
Faiz Artışları ve Resesyon Endişeleri
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB)'nin faiz artırımları, küresel likiditeyi daraltarak yatırım ve tüketimi olumsuz etkiliyor. Fed'in politika faizini %5.50 seviyesinde tutmasına rağmen, enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi yeni artış olasılığını canlı tutuyor. ECB ise son toplantısında faizi %4.50'ye yükseltti. Bu durum, özellikle Avro Bölgesi'nde imalat sanayi PMI verilerinin daralma bölgesinde kalmasına neden oluyor. Almanya, Fransa ve İtalya'da sanayi üretimi gerilerken, hizmet sektörü de yavaşlama işaretleri veriyor.
Gelişmekte Olan Ülkelerde Kırılganlık
Gelişmekte olan ekonomiler, yüksek dolar kuru ve artan dış borç ödemeleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Türkiye, Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika gibi ülkelerde enflasyon hala çift haneli seyrederken, merkez bankaları faiz indirimine gitmekte tereddüt ediyor. Özellikle Çin ekonomisindeki yavaşlama, küresel tedarik zincirlerini etkileyerek Asya ülkelerinin ihracatını olumsuz etkiliyor. Çin'in emlak sektöründeki kriz ve iç talepteki zayıflık, dünya ticaret hacminin daralmasına yol açıyor.
Jeopolitik Riskler ve Enerji Fiyatları
Ortadoğu'daki çatışmalar ve Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, enerji ve gıda fiyatlarında oynaklığı artırıyor. Brent petrol fiyatları 90 doların üzerinde seyrederken, doğalgaz fiyatları da Avrupa'da kış aylarına girerken yükseliş trendine girdi. Bu durum, enerji ithalatçısı ülkelerin cari açıklarını büyütüyor ve enflasyonist baskıları körüklüyor. Ayrıca Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları nedeniyle küresel nakliye maliyetleri artmış durumda.
Piyasaların Tepkisi ve Beklentiler
Küresel borsalar, yılın başından bu yana dalgalı bir seyir izliyor. S&P 500 ve Nasdaq endeksleri teknoloji hisselerindeki değer kaybıyla negatif ayrışırken, Avrupa borsaları da bankacılık hisselerindeki satış baskısı altında. Gelişmekte olan ülke piyasaları ise portföy çıkışlarıyla karşı karşıya. Türkiye'de BIST 100 endeksi 9.000 puan seviyesini korumakta zorlanırken, döviz kurları ve CDS primleri yükseliş eğiliminde. Uzmanlar, merkez bankalarının 2025 yılına kadar faiz indirimine gitmeyeceğini, bu nedenle ekonomik yavaşlamanın en az iki çeyrek daha sürebileceğini öngörüyor.
Küresel ekonominin mevcut durumu, 2008 krizinden bu yana en kırılgan dönemlerden birini işaret ediyor. Yavaşlama riskine karşı hükümetlerin koordineli mali teşvikler açıklaması gerekebilir, ancak yüksek borç seviyeleri bu adımı sınırlıyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak büyüme rakamları, resesyonun derinliği hakkında daha net sinyaller verecek.