Diyarbakır'ın Kulp ilçesi, Türkiye'nin ipek kozası üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini tek başına karşılıyor. Ancak bu asırlık gelenek, artan maliyetler ve uluslararası rekabet karşısında zor günler geçiriyor. Yenilikçi Parti (YENİ Parti) Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bölgedeki üreticilerin sesini duyurmak ve destek çağrısında bulunmak üzere harekete geçti. Tanrıkulu, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrı yaparak, yöre halkının geçim kaynağı olan ipek böcekçiliğinin sürdürülebilmesi için acil önlemler alınmasını talep etti.
Yaklaşık bin aile ipek böcekçiliğinden geçiniyor
Kulp ilçesinde ipek böcekçiliği, yaklaşık bin ailenin temel geçim kaynağı konumunda. İlçe ekonomisinin bel kemiğini oluşturan bu faaliyet, aynı zamanda kültürel bir miras olarak kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Üreticiler, her yıl mayıs-haziran aylarında ipek böceği larvalarını besleyerek koza üretiyor. Elde edilen kozalar, tekstil sektöründe yüksek kaliteli ipek ipliği olarak değerlendiriliyor. Ancak son yıllarda artan yem ve işçilik maliyetleri, üreticilerin belini büküyor. Çin ve Hindistan gibi ülkelerin düşük maliyetli üretimi, yerli üreticiyi uluslararası pazarda rekabet edemez hale getiriyor. Tanrıkulu, bu durumun sürdürülemez olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin ipek kozası ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan bu ilçe, hak ettiği desteği görmüyor. Üreticilerimiz emeklerinin karşılığını alamıyor." dedi.
Destek çağrısı: Tarım Bakanlığı devreye girmeli
Sezgin Tanrıkulu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Diyarbakır Valiliği'ne ve İl Tarım Müdürlüğü'ne seslendi. İpek böcekçiliğinin bölge için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklarda yüzyıllardır süregelen bir üretim geleneğinden bahsediyoruz. Ancak bugün geldiğimiz noktada, üreticilerimiz maliyetlerin altında eziliyor. Çin ve Hindistan'dan gelen ucuz ipek, yerli üreticiyi yok ediyor. Eğer bu gidişe dur demezsek, önümüzdeki yıllarda bu topraklarda ipek böcekçiliği diye bir şey kalmayacak." Tanrıkulu, devletin bu sektöre sahip çıkması gerektiğini belirterek, şu taleplerde bulundu: "Öncelikle ipek böceği yemi olan dut yaprağı üretimi desteklenmeli, üreticilere düşük faizli krediler verilmeli ve koza alım fiyatları yeniden belirlenmelidir."
Tanrıkulu, ayrıca Kulp'ta ipek böcekçiliğinin geliştirilmesi için bir kooperatifleşme modeli önerdi. "Küçük üreticilerin tek başına ayakta kalması zor. Üreticilerin bir araya gelerek güç birliği yapması, pazarlık gücünü artıracaktır" diye konuştu.
Kulp: İpek böcekçiliğinin kalbi
Kulp ilçesi, sahip olduğu uygun iklim ve dut bahçeleriyle Türkiye'de ipek böcekçiliğinin en yoğun yapıldığı yerlerin başında geliyor. İlçe ekonomisinin temelini oluşturan bu sektör, aynı zamanda istihdama da büyük katkı sağlıyor. Ancak üreticiler, son yıllarda yaşanan kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Dut yaprağı fiyatlarındaki artış ve işçilik giderleri, üreticilerin kâr marjını düşürüyor. Üreticilerden Hasan Aksoy, "Dedemden beri bu işi yapıyoruz. Ama artık masraflar çıktığında elimize geçen para yetmiyor. Eskiden 20 kasa koza üretirdim, şimdi tüccarın verdiği fiyat yüzünden 10 kasaya düşürdüm. Bu gidişle bırakacağız bu işi." şeklinde konuştu.
Aksoy, devletin ipek böcekçiliğine verdiği desteğin yetersiz olduğunu belirterek, "Geçen yıl Tarım Bakanlığı'na başvurduk, destek için söz verdiler ama bir şey çıkmadı. Bizim sesimizi duyacak birileri yok mu?" diye yakındı.
İpek böcekçiliği, sadece Kulp için değil, Türkiye'nin tekstil sektörü için de büyük önem taşıyor. Türkiye'de üretilen ipek kozasının büyük bir kısmı, Bursa'daki ipek işleme tesislerinde işleniyor. Yerli üretim, ithal ipeğe olan bağımlılığı azaltırken, kalite açısından da dünya standartlarının üzerinde değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, mevcut teşviklerin yetersiz olduğunu ve sektörün daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor.
Uluslararası rekabet ve çözüm önerileri
Dünya ipek üretiminde Çin ve Hindistan başat ülkeler konumunda bulunuyor. Bu ülkelerin düşük işçilik maliyetleri ve devlet destekleri, ham ipek fiyatlarını oldukça aşağı çekmiş durumda. Türkiye ise ipek böcekçiliğinde verimlilik ve kalite açısından avantajlı olsa da maliyetler nedeniyle pazarda rekabet gücünü kaybediyor. Uzmanlar, Türkiye'nin bu alanda varlığını sürdürebilmesi için koza alım fiyatlarının dünya piyasalarıyla rekabet edebilecek düzeye çıkarılması, üreticilere doğrudan gelir desteği sağlanması ve ipek böceği hastalıklarıyla mücadele için AR-GE çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtiyor.
Diyarbakır Ticaret Borsası yetkilileri de, Kulp'taki ipek böcekçiliğinin il ekonomisi için hayati bir sektör olduğuna dikkat çekerek, sorunun çözümü için üniversitelerle işbirliği yapılması gerektiğini vurguluyor. Borsa Başkanı, "Kulp'taki üreticilerimiz yok olursa, bu ilin ekonomisi ciddi darbe alır. Devlet büyüklerimizden buraya el atmasını bekliyoruz." dedi.
Sezgin Tanrıkulu'nun önerileri ve sonuç
Sezgin Tanrıkulu, konuşmasında sadece devlete değil, tüm topluma çağrıda bulundu. "Bu ülkede yaşayan herkesin, bir lokma ekmek yediği her sofrada emeği olan bu üreticileri düşünmesi gerekiyor" diyen Tanrıkulu, yerli malı tüketiminin önemine vurgu yaptı. "Yerli ipek ürünlerini tercih ederek bu insanların ayakta kalmasına katkı sağlayabiliriz."
Sonuç olarak, Kulp'taki ipek kozası üreticileri, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ancak bu sadece ekonomik bir kayıp değil; aynı zamanda asırlık bir kültürel mirasın da sonu olabilir. Yerel halkın geçim kaynağı olan bu sektörün sürdürülebilmesi için devletin acil olarak devreye girmesi ve somut adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin ipek böcekçiliğinde söz sahibi olma potansiyeli, tarihin tozlu sayfalarında kalacak. Sezgin Tanrıkulu'nun çağrısı, belki de bu sektörün kurtuluşu için son bir umut ışığı niteliği taşıyor. Üreticiler, yetkililerin kendilerine kulak vermesini ve bu küçük ama önemli coğrafyanın kaderine terk edilmemesini bekliyor.