Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te sürdürülen arkeolojik kazılarda, 4 bin yıllık bir Hitit kabının içinde bugün dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı'nda yetişen endemik sevgi çiçeğinin (Paeonia mascula) bilinen en eski tohum kalıntıları bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla keşfi duyurdu.
Kazıda 4 Bin Yıllık Hitit Kabı İçinde Bulundu
Külhöyük'teki kazı çalışmaları, Ankara'nın en eski yerleşimlerinden birini gün yüzüne çıkarıyor. Hitit dönemine ait bir kapta bulunan tohum kalıntılarının, sevgi çiçeğinin Anadolu'daki varlığını 4 bin yıl öncesine taşıdığı belirtiliyor. Bakan Ersoy, "Külhöyük'te 4 bin yıllık sürpriz! Sevgi çiçeğinin bilinen en eski tohum kalıntıları bulundu" ifadelerini kullandı.
Külhöyük, Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yer alan ve M.Ö. 3000'lere uzanan bir höyük. Hatti ve Hitit dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan bölgede, bugüne kadar çeşitli yapılar ve buluntular ortaya çıkarıldı. Son keşif, bölgenin tarımsal ve kültürel zenginliğini gözler önüne seriyor.
Sevgi Çiçeği: Gölbaşı'nın Endemik Değeri
Sevgi çiçeği (Paeonia mascula), dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı'nda doğal olarak yetişen bir endemik bitki türü. Kırmızı renkli çiçekleriyle bilinen bu tür, bölgenin simgesi haline gelmiş durumda. Bilinen en eski tohum kalıntılarının bulunması, bitkinin binlerce yıldır bu topraklarda varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.
Uzmanlar, tohum kalıntılarının Hititlerin tarım ve bitki kültürü hakkında yeni bilgiler sunabileceğini belirtiyor. Arkeobotanik çalışmalar, antik toplumların bitki kullanımını anlamak için kritik öneme sahip. Bu buluntu, Hititlerin sevgi çiçeğini tanıdığı ve kullanmış olabileceği yönünde ilk somut kanıt olabilir.
Bakan Ersoy: "Kültürel Mirasımıza Sahip Çıkıyoruz"
Bakan Ersoy, yaptığı açıklamada kazı çalışmalarının önemine vurgu yaparak, "Külhöyük'teki bu keşif, Anadolu'nun bitki çeşitliliğinin ve tarihsel sürekliliğinin bir göstergesi. Kültürel mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Ersoy, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle ve bilimsel heyet tarafından yürütüldüğünü belirtti.
Kazı başkanı ve arkeologlar, buluntunun detaylı analizinin sürdüğünü, tohumların cins tayininin yapılacağını açıkladı. Elde edilecek verilerin, bölgenin paleoiklimi ve tarım tarihi hakkında da ipuçları vereceği düşünülüyor.
Sevgi Çiçeğinin Korunması ve Geleceği
Gölbaşı sevgi çiçeği, yok olma tehlikesi altındaki endemik türler arasında yer alıyor. Şehirleşme ve habitat kaybı, türün geleceğini tehdit ediyor. Bu keşif, hem tarihsel hem de ekolojik açıdan farkındalık yaratabilir. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, sevgi çiçeğinin korunması için çeşitli projeler yürütüyor.
Külhöyük'teki kazılar, bölgenin tarihöncesi ve Hitit dönemi yerleşimleri hakkında zengin buluntular sunmaya devam ediyor. Bu son keşif, arkeoloji ve botanik dünyasında heyecan uyandırdı. Bilim insanları, buluntunun uluslararası dergilerde yayımlanarak dünya literatürüne girmesini bekliyor.
Ankara'nın tarihine ışık tutan Külhöyük, aynı zamanda doğal mirasın da binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. Sevgi çiçeğinin tohum kalıntıları, sadece bir arkeolojik bulgu değil, aynı zamanda insan ve doğa ilişkisinin sürekliliğinin bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.