Sivas Numune Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Banu Ramazanoğlu, kuduz hastalığına karşı kritik bir uyarıda bulundu. Kuduzun belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül olduğunu belirten Ramazanoğlu, enfekte bir hayvanın ısırması, tırmalaması veya salyasının açık yara ya da mukoz membranlarla temas etmesi durumunda yaranın derhal en az 15 dakika boyunca su ve sabunla yıkanması gerektiğini söyledi. Bu basit ama hayati müdahalenin, virüsün sinir sistemine ulaşmadan önce etkisiz hale getirilmesinde ilk savunma hattı olduğu vurgulandı.
Kuduzda İlk Müdahale: 15 Dakika Kuralı
Dr. Ramazanoğlu, kuduz şüpheli bir temas sonrasında yapılması gerekenleri sıraladı: "Yara hemen bol su ve sabunla en az 15 dakika yıkanmalı. Ardından tentürdiyot veya povidon iyot gibi bir antiseptik uygulanmalı. Yara kesinlikle kapatılmamalı ve en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı." Bu süre, virüsün yara bölgesindeki sinir uçlarına bağlanıp merkezi sinir sistemine doğru ilerlemesini engellemek için kritik bir zaman aralığı olarak tanımlanıyor. Yıkama işlemi ne kadar erken ve uzun yapılırsa, virüs yükünün o kadar azaltıldığı belirtiliyor.
Kuduz virüsü, genellikle enfekte hayvanın tükürüğü yoluyla bulaşır. Isırık, tırmalama veya açık bir yaranın salya ile teması sonrası virüs, periferik sinirler boyunca ilerleyerek beyne ulaşır. Bu süreç haftalar hatta aylar sürebilir; ancak belirtiler başladığında hastalık neredeyse %100 ölümcüldür. Bu nedenle temas sonrası profilaksi (TSP) hayati önem taşır. TSP, yara bakımını, kuduz aşısını ve gerektiğinde kuduz immünoglobülinini içerir.
Belirtiler ve Aşı Takvimi
Kuduzun kuluçka süresi genellikle 1-3 ay arasında değişir, ancak bu süre bir haftadan bir yıla kadar uzayabilir. İlk belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, halsizlik, ısırık bölgesinde karıncalanma veya yanma hissi yer alır. İlerleyen dönemde anksiyete, konfüzyon, ajitasyon, kasılmalar, yutma güçlüğü (hidrofobi) ve felç görülebilir. Dr. Ramazanoğlu, "Belirtiler başladıktan sonra hastalık neredeyse her zaman ölümcül seyreder. Bu yüzden şüpheli temasta asla beklenmemeli, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna gidilmeli" dedi.
Temas sonrası aşı takvimi, yaranın durumuna ve temasın ciddiyetine göre hekim tarafından belirlenir. Genellikle 0, 3, 7, 14 ve 28. günlerde olmak üzere beş doz kuduz aşısı uygulanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde veya yüksek riskli temaslarda (örneğin yüz, el, genital bölge ısırıkları) aşıya ek olarak kuduz immünoglobülin yapılır. Aşı, virüs beyne ulaşmadan önce bağışıklık sisteminin antikor üretmesini sağlar. Türkiye'de kuduz aşısı ve immünoglobülin, Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.
Kuduzdan Korunma Yolları
Kuduzdan korunmanın en etkili yolu, evcil hayvanların düzenli olarak aşılanmasıdır. Özellikle köpek ve kedilerin yıllık kuduz aşıları aksatılmamalıdır. Sokak hayvanlarına yaklaşırken dikkatli olunmalı, tanımadık hayvanlara dokunulmamalıdır. Yabani hayvanlarla (tilki, yarasa, kurt, çakal) temastan kaçınılmalı; ölü hayvanlara çıplak elle dokunulmamalıdır. Çocuklar, kuduz riski konusunda bilinçlendirilmeli ve hayvan ısırıklarını ebeveynlerine bildirmeleri öğretilmelidir.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 59.000 kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin %95'inden fazlası Asya ve Afrika'da görülüyor. Türkiye'de ise kuduz vakaları son yıllarda nadir de olsa görülmeye devam ediyor. 2022 yılında ülkemizde bir kuduz vakası rapor edilmiş, hastalık nedeniyle bir kişi hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, hastalığın önlenebilir olduğunu ancak farkındalık eksikliğinin ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor.
Dr. Ramazanoğlu, "Kuduz, aşı ile %100'e yakın oranda önlenebilir bir hastalıktır. Yeter ki temas sonrası ilk müdahale doğru yapılsın ve aşı takvimi aksatılmasın. Halkımızın bu konuda bilinçli olması, hayat kurtarır" diyerek sözlerini tamamladı. Sağlık uzmanları, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların hayvanlarla temas sonrası en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini hatırlatıyor. Kuduz, belirtiler başlamadan önce müdahale edildiğinde tamamen önlenebilir bir hastalıktır; bu nedenle ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunudur.