Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün güneyinde yaklaşık 650 konuttan oluşan "Novi Rachel" adında yeni bir yasa dışı Yahudi yerleşim birimi kurmayı planladığını duyurdu. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, bu planın uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal ettiği vurgulandı. Açıklamada, İsrail'in bu adımının bölgedeki gerilimi artıracağı ve iki devletli çözüm umutlarını zayıflatacağı belirtildi.
Planın Detayları
Kudüs Valiliği'nin açıklamasına göre, İsrail makamları "Novi Rachel" adını verdiği yeni yerleşim birimini Doğu Kudüs'ün güneyinde, Beytüllahim yakınlarındaki bir bölgede inşa etmeyi hedefliyor. Plan kapsamında, ~650 konutun yanı sıra ticari alanlar ve altyapı çalışmalarının da yapılması öngörülüyor. Valilik, bu projenin onaylanması halinde bölgedeki Filistinlilere ait arazilerin daha fazla kamulaştırılacağını ve yerleşimcilerin bölgeye yerleştirilerek demografik yapının değiştirileceğini ifade etti.
İsrail'in yerleşim birimi politikası, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı başta olmak üzere birçok uluslararası karara aykırı olarak değerlendiriliyor. Bu karar, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm yerleşimlerin yasa dışı olduğunu ve iki devletli çözümü tehdit ettiğini belirtiyor.
Tepkiler ve Bağlam
Kudüs Valiliği'nin duyurusu, Filistinli yetkililer ve sivil toplum kuruluşlarından sert tepkilere yol açtı. Filistin Başmüzakerecisi Saeb Erekat, yaptığı açıklamada, "Bu plan, İsrail'in barışa yönelik her türlü çabayı sabote etme niyetinin bir göstergesidir" dedi. Erekat, uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırarak, bu tür tek taraflı adımların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Öte yandan, İsrail tarafından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak İsrail'in yerleşim politikalarını savunan gruplar, Doğu Kudüs'ün Yahudilerin tarihi başkenti olduğunu ve burada inşaat yapmanın doğal bir hak olduğunu öne sürüyor. Bu tür planlar, İsrail hükümeti tarafından sık sık onaylanıyor ve uluslararası toplumun tepkisine rağmen uygulanmaya devam ediyor.
Doğu Kudüs, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından İsrail tarafından ilhak edilmiş ve uluslararası toplum tarafından işgal altında kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler, İsrail'in buradaki yerleşim birimlerini yasa dışı ilan etmiş ve kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak İsrail, bu kararları tanımadığını ve bölgedeki yerleşim faaliyetlerini sürdüreceğini açıklamıştır.
Son yıllarda İsrail'in Doğu Kudüs'teki yerleşim birimi sayısında artış gözlemleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Doğu Kudüs'te yaklaşık 230 bin Yahudi yerleşimci yaşamaktadır. Bu rakam, Filistinlilerin kendi başkentlerini kurma umutlarını ciddi şekilde zayıflatmaktadır.
Yeni "Novi Rachel" yerleşim biriminin, mevcut yerleşim koridorlarını genişletmesi ve Batı Şeria'yı ikiye bölmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu tür planların bölgedeki şiddet olaylarını artırabileceği ve barış görüşmelerinin başlamasını daha da zorlaştıracağı konusunda uyarıyor.
Filistin yönetimi, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırması ve bu tür tek taraflı planlara karşı somut önlemler alması çağrısında bulunuyor. Kudüs Valiliği de konunun takipçisi olacağını ve hukuki yollara başvuracağını açıkladı.
Ekonomik açıdan bakıldığında, yerleşim birimlerinin inşası, Filistin topraklarındaki doğal kaynakların ve tarım arazilerinin kaybına yol açıyor. Bu durum, Filistin ekonomisine her yıl milyonlarca dolarlık zarar veriyor. Ayrıca, yerleşimci gruplarının bölgeye çekilmesi, işgücü piyasası ve ticaret üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor.
Sonuç olarak, İsrail'in bu yeni yerleşim planı, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki statükoyu daha da derinleştiriyor ve bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Uluslararası toplumun bu konudaki tutumu belirleyici olacaktır. Filistin tarafı, barışın tesisi için uluslararası hukukun uygulanması ve İsrail'in yerleşim faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini savunuyor. Bu gelişme, çözümü daha da karmaşık hale getirirken, taraflar arasındaki güveni daha da azaltıyor.