İşgal altındaki Doğu Kudüs'te, Avrupa Birliği (AB) binası önünde toplanan bir grup protestocu, İsrail'in Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilere yönelik ihlallerini şiddetle kınadı. Göstericiler, AB'yi İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarına karşı daha etkili adımlar atmaya çağırdı. Protesto, İsrail güvenlik güçlerinin Filistinli sivillere yönelik artan şiddeti ve yerleşim birimlerinin genişletilmesi politikalarına karşı uluslararası toplumun tepkisizliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlendi.
Protestonun Detayları
Gösteri, Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşayan Filistinli ailelerin evlerinden zorla çıkarılması ve Gazze'ye yönelik son saldırılarda hayatını kaybeden sivillerin anısına yapıldı. Protestocular, ellerinde 'İşgale Son Verin', 'Filistin'e Özgürlük' yazılı pankartlar taşıdı ve İsrail bayrağını yere çizerek üzerine bastı. AB binasının önünde toplanan kalabalık, zaman zaman sloganlar atarak AB yetkililerinin Filistin meselesinde daha aktif bir rol oynamasını istedi. Göstericiler adına konuşan aktivist Leyla Hüseyin, 'AB, İsrail'in insan hakları ihlallerine göz yummaya devam ediyor. Bu sessizlik, işgalin sürmesine ve Filistinlilerin acılarının artmasına yol açıyor' dedi.
Protestoda ayrıca, İsrail'in Doğu Kudüs'teki ev yıkımları ve yerleşimci şiddeti gibi uygulamalarının, iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiği vurgulandı. Eylem sırasında İsrail polisi geniş güvenlik önlemleri aldı, ancak olayların büyümesine izin verilmedi. Birkaç protestocunun kimlik kontrolü için gözaltına alındığı, ancak kısa süre sonra serbest bırakıldığı öğrenildi.
Arka Plan ve Bağlam
Doğu Kudüs, 1967'den bu yana İsrail tarafından işgal edilmekte ve 1980'de çıkarılan bir yasayla ilhak edilmiştir. Bu durum uluslararası toplum tarafından tanınmamakta ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin çeşitli kararlarıyla kınanmaktadır. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini genişletme politikası ve Gazze'ye yönelik ablukası, Filistinlilerin temel haklarını ihlal etmekte ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmektedir. Son haftalarda Gazze'ye düzenlenen hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu onlarca sivil hayatını kaybetmiş, bu durum uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. AB, resmi olarak iki devletli çözümü desteklemekle birlikte, eleştirmenler tarafından İsrail'e yönelik yaptırım uygulamakta isteksiz davranmakla suçlanıyor.
Protesto, Filistinlilerin uluslararası toplumdan adalet talebinin son örneği olarak kayda geçti. Kudüs'te benzer eylemlerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Bu tür gösteriler, Filistin davasının dünya gündeminde kalmasını sağlarken, işgal altındaki topraklarda yaşayan halkın çaresizliğini ve uluslararası toplumun sorumluluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Filistinli gruplar ve insan hakları örgütleri, İsrail'in ihlallerine karşı uluslararası toplumun etkili bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini belirtiyor. Bu bağlamda AB'nin, İsrail ile olan ilişkilerinde insan hakları kriterlerini ön planda tutması ve işgal politikalarına son verilmesi için somut adımlar atması bekleniyor. Ancak uzmanlar, bölgedeki jeopolitik dengeler ve İsrail'in Batı'daki güçlü lobi faaliyetleri nedeniyle bu çağrıların karşılık bulmasının zor olduğuna dikkat çekiyor.