Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, ABD'nin Küba'ya uyguladığı ekonomik ablukayı "savaş eylemi" olarak nitelendirerek, bu politikaların Küba halkını "sessizce boğduğunu ve öldürdüğünü" söyledi. Parrilla, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ablukanın altmış yılı aşkın süredir devam ettiğini ve Küba'nın kalkınmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.
ABD ablukasının boyutları
Parrilla, ABD'nin 1962'den beri uyguladığı ablukanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda insani bir krize yol açtığını belirtti. Abluka nedeniyle Küba'nın ilaç, gıda ve temel ihtiyaç maddelerine erişiminin kısıtlandığını ifade eden Bakan, ülkenin sağlık sistemi üzerindeki olumsuz etkilere dikkat çekti. Ayrıca, ABD'nin uyguladığı yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Küba halkına karşı bir soykırım aracı olarak kullanıldığını savundu.
Küba'nın çağrısı
Küba Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumu ablukanın kaldırılması için daha fazla baskı yapmaya çağırdı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun her yıl ablukanın kaldırılmasını öngören kararı ezici çoğunlukla kabul ettiğini ancak ABD'nin bu kararları görmezden geldiğini hatırlattı. Parrilla, "Her yıl burada oyluyoruz ama hiçbir şey değişmiyor. ABD, hukuku ve uluslararası iradeyi hiçe sayarak Küba halkını cezalandırmaya devam ediyor" dedi.
Bağlam ve arka plan
ABD'nin Küba'ya yönelik ambargosu, 1960'lı yılların başında Fidel Castro liderliğindeki devrimin ardından başladı. O tarihten bu yana ambargo, birçok başkan tarafından sıkılaştırıldı veya gevşetildi ancak hiçbir zaman tamamen kaldırılmadı. Son olarak eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde ambargo daha da sertleştirildi. Joe Biden yönetimi ise seçim vaatlerine rağmen ambargoyu kaldırmak için adım atmadı. Uzmanlar, ambargonun Küba ekonomisini ciddi şekilde zayıflattığını ve ülkedeki siyasi baskıların devam etmesine neden olduğunu belirtiyor. Küba hükümeti ise ambargonun meşruiyetini tanımıyor ve uluslararası dayanışma çağrıları yapıyor.