Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Rusya arasındaki siyasi diyaloğun gelişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki düzenli temasların kilit rol oynadığını açıkladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, iki lider arasındaki güçlü iletişimin, ikili ilişkilerin seyrini belirlediği ve stratejik ortaklığın temelini oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, özellikle son dönemde artan üst düzey ziyaretler ve telefon görüşmelerinin, ticaret, enerji ve savunma alanlarındaki iş birliğine ivme kazandırdığı ifade edildi.
Düzenli temaslar ve stratejik iş birliği
Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, günlük basın toplantısında Türk-Rus ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözcü, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Başkanı Putin arasındaki düzenli temaslar, siyasi diyaloğumuzun kalbidir. Bu temaslar sayesinde en karmaşık konularda bile ortak payda bulabiliyoruz” dedi. İki liderin geçen yıl 10’dan fazla kez bir araya geldiği veya telefonla görüştüğü kaydedilirken, bu iletişimin Suriye, Libya, Karabağ ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde koordinasyonu kolaylaştırdığı vurgulandı. Ayrıca, Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacminin 2022 yılında 68 milyar dolara ulaştığı, karşılıklı yatırımların ise 20 milyar dolar seviyesinde olduğu bilgisi paylaşıldı.
Enerji ve savunma alanında iş birliği
İkili ilişkilerin en önemli ayaklarından birini enerji oluşturuyor. Rusya, Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılarken, Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Savunma sanayisinde ise S-400 hava savunma sistemi tedariki, ABD’nin tepkisine rağmen devam eden bir iş birliği alanı. Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov da daha önce yaptığı açıklamada, “Türkiye, Rusya için önemli bir ortak. Erdoğan ve Putin arasındaki kişisel ilişki, siyasi iradenin güçlü olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullanmıştı.
Bölgesel gelişmeler ve küresel yansımalar
Uzmanlara göre, Türk-Rus diyaloğunun bu denli güçlü olmasının arka planında, her iki ülkenin de çok kutuplu bir dünya düzenini savunması ve Batı merkezli politikaları sorgulaması yatıyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası Rusya’ya yönelik yaptırımlar, Ankara ve Moskova’yı ekonomik ve diplomatik alanda birbirine yakınlaştırdı. Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen Rusya ile dengeli bir ilişki yürütme politikasını sürdürüyor. Bağımsız analistler, iki liderin diyalogunun sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Karadeniz’den Ortadoğu’ya kadar geniş bir coğrafyadaki dengeleri etkilediğini belirtiyor. Bu çerçevede, Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın son açıklaması, Türk-Rus ilişkilerinin mevcut dinamiklerini teyit eden bir adım olarak değerlendiriliyor.