Kozyatağı Çınaraltı, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde yıllardır mahallelinin nefes aldığı bir yeşil alan olarak biliniyor. Ancak bu tarihi çınar ağacının etrafındaki alanın imara açılma riski, bölge sakinlerini harekete geçirdi. 18 Haziran Perşembe günü saat 19.30’da Çınaraltı önünde yapılacak basın açıklamasına mahalle sakinleri, çevre gönüllüleri ve kent hakkı savunucuları davet edildi. Amaç, bu nadir yeşil alanın betonlaşmasını engellemek ve kamu yararına kullanılmasını talep etmek.
Neden Çınaraltı önemli?
Kozyatağı, İstanbul’un hızla dönüşen semtlerinden biri. Son yıllarda artan inşaat projeleri, bölgedeki yeşil alanları tehdit ediyor. Çınaraltı ise sadece bir ağaç değil, aynı zamanda mahallelinin buluşma noktası, çocukların oyun alanı ve yaşlıların dinlenme yeri. Mahalle muhtarı Ahmet Yılmaz, “Bu alan bizim için sembolik. Çınar ağacı 100 yaşın üzerinde. Onu ve etrafındaki yeşillikleri korumak için mücadele ediyoruz.” dedi. Çevre gönüllüleri, alanın bir park olarak düzenlenmesini ve imara kapatılmasını istiyor.
Basın açıklamasının detayları
Yarınki basın açıklaması, Kozyatağı Mahallesi’nde bulunan Çınaraltı mevkiinde gerçekleşecek. Saat 19.30’da başlayacak etkinlikte konuşmacılar arasında mahalle dernek temsilcileri, kent plancıları ve CHP Kadıköy Belediye Meclis üyeleri yer alacak. Açıklamada, imar planı değişikliğine karşı alınacak hukuki önlemler ve imza kampanyası hakkında bilgi verilecek. Katılımcılar, sosyal mesafe kurallarına uygun olarak alana gelecek.
Geçmişteki mücadeleler
Kozyatağı Çınaraltı benzer bir tehdidi 2017 yılında da yaşamıştı. O dönemde mahallelinin eylemleri sayesinde alan korunmuş, ancak şimdi yeni bir imar planı ile yeniden risk altında. Kent hakkı savunucusu Merve Kaya, “Her seferinde aynı mücadeleyi vermek zorunda kalıyoruz. Yeşil alanlarımızı korumak için kalıcı çözümler lazım. Bu sadece Kozyatağı’nın değil, tüm İstanbul’un sorunu.” şeklinde konuştu. Bölgede son 10 yılda yüzde 30 oranında yeşil alan kaybı yaşandığı belirtiliyor.
Bağımsız değerlendirme
Kozyatağı Çınaraltı örneği, kentlerde yeşil alanların korunmasının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Mahallelinin örgütlü mücadelesi, yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin imar politikalarına karşı bir direniş olarak öne çıkıyor. Bu tür sivil inisiyatifler, kent hakkının korunmasında hayati rol oynuyor. Ancak kalıcı çözüm için yasal düzenlemelerin ve katılımcı planlamanın şart olduğu unutulmamalı.