İstanbul Koşuyolu Pazarı'nda yıllardır pazarcılık yapan bir yurttaş, iktidar temsilcilerinin sık sık dile getirdiği 'altın dönem' söylemlerine tepki göstererek, 70 yaşından sonra pazarda tezgah açmak zorunda kaldığını belirtti. Esnafın bu isyanı, Türkiye'de ekonomik krizin sokaktaki yansıması olarak yorumlandı. Pazarda emekliliğini geçirmek yerine çalışmak zorunda kalan vatandaş, yetkililere seslenerek, 'Bu altın dönemde biz ne yapacağız?' diye sordu.
Esnafın isyanı: '70'inden sonra pazara düştük'
Koşuyolu Pazarı'nda sebze-meyve tezgahı işleten 72 yaşındaki emekli işçi, adının açıklanmaması kaydıyla yaptığı açıklamada, geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden çalışmaya başladığını anlattı. “40 yıl çalıştım, emekli oldum. Ama emekli maaşım kira ve faturalarımı bile karşılamıyor. 70'inden sonra pazarda çalışmaya başladık. Bu altın dönem nerede, biz mi göremiyoruz?” ifadelerini kullandı. Esnaf, özellikle son iki yılda artan gıda fiyatları ve enflasyon karşısında alım gücünün eridiğini belirterek, hükümetin açıkladığı ekonomik verilerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Pazarın diğer esnafları da benzer şikayetleri dile getirdi. Bir tekstil ürünleri satıcısı, “Müşteri artık sadece ihtiyacını alıyor. Eskiden pazara çıkıldığında herkes bir şeyler alırdı. Şimdi insanlar geziyor ama cepleri boş. Biz de kazanamıyoruz” dedi. Pazar esnafı, devletten bekledikleri desteğin karşılık bulmadığını, küçük esnafın ayakta kalmasının her geçen gün zorlaştığını vurguladı.
'Altın dönem' tartışması sokakta yankılanıyor
İktidar temsilcileri, son dönemde Türkiye ekonomisinin 'altın yıllarını' yaşadığını, büyüme rakamları ve istihdam oranlarındaki artışı örnek göstererek bu görüşü savunuyor. Ancak sokaktaki vatandaş bu söylemlere tepkili. Koşuyolu'ndaki esnafın isyanı da bu tepkilerin bir yansıması oldu. Uzmanlar, enflasyonun yüksek seyrettiği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin arttığı bir dönemde 'altın dönem' ifadesinin halkın gerçeğiyle örtüşmediğine dikkat çekiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre enflasyon geçen yıl yüzde 64,27 olarak açıklanmıştı, ancak bağımsız araştırma kuruluşları bu rakamın çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Gıda fiyatlarındaki artış da bu duruma paralel ilerliyor. Pazar esnafının yaşadığı mağduriyet, ekonomik krizin boyutunu gözler önüne seriyor.
Ekonomistlere göre, emekliler ve sabit gelirliler krizden en çok etkilenen kesimler arasında yer alıyor. Emekli maaşının açlık sınırının altında kalması, birçok emekliyi yeniden çalışmaya itiyor. Bu durum, hem sosyal güvenlik sisteminin yetersizliğini hem de ekonomik istikrarsızlığın toplumsal sonuçlarını gösteriyor.
Koşuyolu Pazarı'ndaki bu isyan, sadece bir esnafın şikayeti olmaktan öte, Türkiye'de artan geçim sıkıntısının ve hükümetin ekonomi politikalarına yönelik hoşnutsuzluğun bir sembolü haline geldi. Vatandaş, yetkililerin 'altın dönem' söylemleri yerine gerçek sorunlara çözüm bulmasını bekliyor.
Öte yandan, siyasi partilerin yetkilileri de bu tür isyanları sık sık gündeme taşıyor. Ana muhalefet partisi temsilcileri, hükümetin ekonomik politikalarını eleştirerek, 'halkın karnının doymadığını' ve 'altın dönem' söyleminin gerçeklerle bağdaşmadığını savunuyor. Konuya ilişkin olarak yapılan yazılı açıklamada, 'Emeklilerimiz 70 yaşında pazarda çalışmak zorunda kalıyorsa, ortada altın bir dönem yok demektir' ifadelerine yer verildi.
Koşuyolu Pazarı'ndaki esnafın durumu, Türkiye'nin dört bir yanında yaşanan ekonomik zorlukların bir kesitini sunuyor. Bu tablo, ekonomik büyüme rakamlarının halkın refahına yansımadığını ve toplumun büyük bir kesiminin geçim mücadelesi verdiğini gösteriyor. Yetkililerin bu sorunlara çözüm üretmesi ve vatandaşın beklentilerine cevap vermesi, ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıyor.