Suudi Arabistan, Kuveyt ve Bahreyn, İran tarafından gerçekleştirilen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını şiddetle kınadı. Üç körfez ülkesi, saldırıların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu. Saldırıların hedefindeki tesislerde can kaybı yaşanmadığı ancak bazı altyapılarda hasar oluştuğu bildirildi.
Kınama mesajları ve diplomatik tepkiler
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada saldırıları "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirdi. Bakanlık, İran'ı "bölgesel güvenliği baltalamakla" suçladı. Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, İran'ın eylemlerinin "kabul edilemez" olduğunu söyledi. Bahreyn Dışişleri Bakanlığı ise saldırıları "terörist eylemler" olarak tanımladı ve misilleme hakkının saklı olduğunu duyurdu. Üç ülke de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
Saldırıların detayları ve etkileri
İran Devrim Muhafızları'na bağlı birlikler tarafından düzenlendiği belirtilen saldırılarda, Suudi Arabistan'ın doğusundaki Dammam kenti yakınlarında bir petrol rafinerisi hedef alındı. Kuveyt'te ise kuzey sınırı yakınlarındaki bir askeri üsse İHA saldırısı düzenlendi. Bahreyn'deki saldırı ise başkent Manama dışındaki bir havaalanına yönelikti. Saldırılarda ölen ya da yaralanan olmadığı ancak maddi hasarın meydana geldiği ifade edildi. Bölgede petrol fiyatları kısa süreli yükseliş yaşarken, uluslararası havayolları bazı seferlerini iptal etti.
Bölgesel bağlam ve değerlendirme
Son saldırılar, İran ile Körfez ülkeleri arasında son dönemde artan gerilimin bir parçası. 2021'deki nükleer müzakerelerin durması ve Yemen'deki vekalet savaşı, taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirdi. İran'ın balistik füze programı, Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri için ciddi tehdit oluşturuyor. Öte yandan, bu saldırılar ABD'nin bölgedeki varlığına da meydan okuma niteliği taşıyor. Uzmanlar, tırmanan bu gerilimin kontrolden çıkmaması için uluslararası arabuluculuk çabalarının artırılması gerektiğini vurguluyor. Diplomatik kanalların işletilmemesi, daha geniş çaplı bir çatışmaya davetiye çıkarabilir.