Konya Ovası'nda yeraltı suyunun aşırı kullanımı ve kuraklığın etkisiyle oluşan obruk sayısı 740'ın üzerine çıktı. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, yaptığı açıklamada, Konya Kapalı Havzası'nda tespit edilen obruk sayısının 740'ı aştığını ve bu sayının her geçen yıl arttığını belirtti. Daha önce 600 civarında olan obruk sayısının son yıllarda hızla arttığına dikkat çeken Arık, bölgedeki obruk oluşumunun ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Obruk sayısındaki artışın nedenleri
Prof. Dr. Fetullah Arık, obruk oluşumunun temel nedeninin yeraltı suyunun aşırı çekilmesi ve karbonatlı kayaçların çözünmesi olduğunu ifade etti. Özellikle tarımsal sulama amacıyla yeraltı suyunun kontrolsüz kullanımı, obruk oluşumunu hızlandıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Arık, "Konya Ovası'nda binlerce kuyu açılmış durumda. Bu kuyular aracılığıyla yeraltı suyu seviyesi her yıl birkaç metre düşüyor. Bu düşüş, yeraltındaki boşlukların çökmesine ve obrukların oluşumuna neden oluyor" dedi.
Uzmanlar, obruk oluşumunun sadece tarımsal faaliyetlerden kaynaklanmadığını, aynı zamanda iklim değişikliği ve kuraklığın da etkili olduğunu belirtiyor. Son yıllarda Konya Ovası'nın yağış miktarında ciddi azalmalar yaşanırken, bu durum yeraltı suyunun beslenimini olumsuz etkiledi. Ayrıca, obruk oluşumunun deprem riskini de tetikleyebileceği düşünülüyor.
Bölgedeki obruk yoğunluğu
Konya Kapalı Havzası'nda obrukların en yoğun olduğu bölgeler arasında Karapınar, Çumra, Ereğli ve Emirgazi ilçeleri yer alıyor. Özellikle Karapınar ilçesi, Türkiye'nin en büyük obruklarının bulunduğu bölge olarak biliniyor. Bu obrukların bazıları 100 metreye varan derinliklere ulaşırken, genişlikleri de 300 metreyi bulabiliyor.
Obrukların tarım arazilerine ve yerleşim yerlerine yakınlığı, bölge halkı için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Son yıllarda bazı obrukların tarım arazilerinin içinde açılması, çiftçileri mağdur ederken, kimi obruklar da yerleşim yerlerini tehdit ediyor. 2021 yılında Karapınar'da bir çiftçinin traktörüyle birlikte obruğa düşerek hayatını kaybetmesi, konunun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne serdi.
Yetkililerin çalışmaları
Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi, obruk oluşumunu izlemek ve önlemek için çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda, obruk oluşumunu erken tespit etmeye yönelik uydu görüntüleri ve yer radarı gibi teknolojiler kullanılıyor. Ayrıca, yeraltı suyu seviyesindeki değişimler düzenli olarak izleniyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, yeraltı suyu kullanımını kontrol altına almak için çeşitli düzenlemeler yapılacağını açıkladı. Bu kapsamda, yeraltı suyu kuyuları için ruhsatlandırma ve kullanım kotası getirilmesi planlanıyor. Ayrıca, vahşi sulama yerine damla sulama gibi modern yöntemlerin yaygınlaştırılması için çiftçilere destek sağlanacağı belirtildi.
Ancak uzmanlar, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve acil eylem planı oluşturulması gerektiğini savunuyor. Prof. Dr. Arık, "Obruk oluşumunu durdurmak için yeraltı suyu kullanımının ciddi şekilde azaltılması gerekiyor. Aksi halde önümüzdeki yıllarda obruk sayısı çok daha artacak" diye uyardı.
Geleceğe dönük riskler
Uzmanlar, Konya Ovası'ndaki obruk riskinin sadece bölgesel bir sorun olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen bu bölgenin tarımsal üretimini tehdit ettiğini belirtiyor. Obruklar, tarım arazilerini kullanılamaz hale getirirken, aynı zamanda milyonlarca dolarlık maddi kayba da neden oluyor.
Konya Ovası'nın yeraltı suyu kaynaklarının tükenme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden uzmanlar, sürdürülebilir su yönetiminin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Bölgedeki kuyuların büyük bir kısmının kaçak açıldığı ve bu durumun kontrolünü zorlaştırdığı kaydediliyor. Uzmanlar, yeraltı suyu kullanımının acilen düzenlenerek, üretimin devamını sağlamak için su tasarrufu projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, Konya Ovası'nda obruk sayısının hızla artması, çevre ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yetkililerin somutve acil adımlar atması, hem bölge halkının can güvenliği hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Konya Ovası, gelecekte çölleşme ve obruk tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.