Konya'da 6 Ekim 2024 tarihinde evden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 17 yaşındaki Cennet Aşık'ın katiline verilen ceza, ailesi ve kamuoyunda büyük tepki çekti. Tuğba Ataseven'in kızının kaybolmasının ardından yaptığı başvuru sonucu başlatılan soruşturma, genç kızın cansız bedenine ulaşılmasıyla cinayet davasına dönüştü. Mahkeme, sanığa 'ödül gibi' nitelendirilen bir ceza verirken, karar sosyal medyada ve hukuk çevrelerinde tartışma yarattı.
Olayın geçmişi ve soruşturma süreci
6 Ekim 2024 sabahı evden ayrılan Cennet Aşık, bir daha geri dönmedi. Annesi Tuğba Ataseven, kızına ulaşamayınca polise kayıp başvurusunda bulundu. Emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalar sırasında gelen bir ihbar, genç kızın akıbetine ışık tuttu. Yapılan araştırmalar sonucu Cennet Aşık'ın öldürüldüğü ve cesedinin Konya'nın kırsal bir bölgesinde bulunduğu açıklandı. Gözaltına alınan şüpheli, ifadesinde cinayeti itiraf etti.
Mahkeme kararı ve tepkiler
Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık, 'canavarca hisle öldürme' suçlamasıyla yargılandı. Ancak mahkeme heyeti, sanığın cezasında indirime giderek 'iyi hal' ve 'pişmanlık' gerekçesiyle müebbet hapis cezası verdi. Karar, mağdur ailesi tarafından 'ödül gibi' olarak nitelendirilirken, avukatları kararı temyize götüreceklerini duyurdu. Sosyal medyada ise #CennetinKatilineÖdülGibiCeza etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı.
Hukuki boyut ve kadın cinayetleri
Uzmanlar, bu tür davalarda 'iyi hal' indiriminin sıklıkla tartışma konusu olduğunu belirtiyor. Türkiye'de kadın cinayetlerinde faillere verilen cezaların caydırıcılığı, sivil toplum kuruluşları tarafından sürekli eleştiriliyor. Cinayetlerin önlenmesi için yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı görüşü, benzer davalarda gündeme geliyor. Cennet Aşık'ın katiline verilen cezanın, toplumda adalet algısını zedelediği yorumları yapılıyor.