Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2023 yılının ilk dokuz ayında Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla düşüş kaydetti. Toplam satışlar gerilerken, piyasanın en hareketli olduğu 10 il sıralamasında dikkat çeken bir ayrışma yaşandı: Genel eğilimin aksine yalnızca iki şehirde konut satışları arttı. Bu şehirler, İstanbul ve Ankara olarak öne çıkarken, diğer büyükşehirlerde satışların gerilediği belirlendi.
İlk 9 Ayda Satışlar Geriledi, İki Şehir Pozitif Ayrıştı
Yılın ilk çeyreğinden itibaren yükselen faiz oranları ve kredi koşullarındaki sıkılaşma, konut talebini olumsuz etkiledi. Ülke genelinde toplam konut satışları, geçen yılın ilk dokuz ayına göre önemli ölçüde azaldı. Ancak en fazla konut satışının gerçekleştiği 10 il incelendiğinde, İstanbul ve Ankara'da satışların arttığı görüldü. İstanbul, nüfus ve iş imkanları nedeniyle konut talebinin en yoğun olduğu şehir olmayı sürdürürken, Ankara'da da deprem sonrası göç ve memur atamaları gibi etkenlerin satışları desteklediği değerlendiriliyor. Diğer büyükşehirler olan İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kocaeli'de ise satışlarda düşüş yaşandı. Uzmanlar, bu illerdeki düşüşte yerel ekonomik koşullar, deprem riski algısı ve yatırım amaçlı talebin azalmasının etkili olduğunu belirtiyor.
Bölgesel Farklılıklar ve Piyasa Dinamikleri
Konut satışlarındaki bölgesel farklılıklar, piyasanın genel seyrini de yansıtıyor. İstanbul'da özellikle kentsel dönüşüm projeleri ve yabancı yatırımcı ilgisi satışları canlı tutarken, Ankara'da kamu istihdamının yoğunluğu ve göç hareketleri talebi artıran faktörler arasında. Öte yandan, deprem bölgesinde yer alan illerde satışların düşmesi, güvenli konut arayışının diğer şehirlere yönelmesine yol açtı. Sektör temsilcileri, inşaat maliyetlerindeki artış ve arz sıkıntısının da fiyatları yukarı çekerek alıcı davranışını etkilediğini vurguluyor. Konut kredisi faizlerinin yüksek seyri, peşin alımların payını artırırken, ipotekli satışların toplam içindeki payı azaldı. Bu tablo, likidite sıkıntısı yaşayan hanehalkının konut alımını ertelediğini gösteriyor.
Uzmanlardan Değerlendirme: Talep Yapısı Değişiyor
Gayrimenkul ekonomistleri, konut satışlarındaki düşüşün yalnızca faiz kaynaklı olmadığını, aynı zamanda demografik ve bölgesel dinamiklerin de etkili olduğunu ifade ediyor. İstanbul ve Ankara'daki artışın, göç alan şehirler olmaları ve iş olanakları nedeniyle kalıcı bir talep yapısına işaret ettiği belirtiliyor. Ancak diğer illerdeki düşüş, yatırımcıların daha temkinli davrandığını ve konutun bir yatırım aracı olarak cazibesinin azaldığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde faiz indirimleri ve enflasyon beklentileri, piyasanın yönünü belirleyecek. Şu an için konut piyasası, alıcı ve satıcı arasında fiyat pazarlıklarının yoğunlaştığı bir denge arayışında. Satışların önümüzdeki aylarda nasıl şekilleneceği ise ekonomik koşullara bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.