Hatay'ın Defne ilçesindeki Cengiz Topel Konteyner Kent'te yaşayan depremzedeler, kendilerine 15 gün içinde konteynerlerini boşaltmaları gerektiğinin söylendiğini belirtti. Gidecek yerlerinin olmadığını ifade eden depremzedeler, yetkililerin “Eğer çıkmazsanız polis zoruyla, konteynerle beraber kaldıracağız” şeklinde tehdit ettiğini aktardı. Bu gelişme, 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya çalışan bölgede yeni bir mağduriyet yarattı.
Tahliye Baskısı ve Depremzedelerin Tepkisi
Cengiz Topel Konteyner Kent'te kalan depremzedelerden Mehmet Yılmaz (isim değiştirilmiştir), konteynerlerinin kapısına asılan yazıyla tahliye tarihinin bildirildiğini söyledi. Yılmaz, “15 gün içinde çıkmamız isteniyor. Ancak bizim gidecek hiçbir yerimiz yok. Evimiz yıkıldı, kiraya verecek gücümüz de yok. Buradan çıkarsak sokakta kalırız” dedi. Başka bir depremzede olan Fatma Kaya ise yetkililerin kendilerini “polis zoruyla” kaldırmakla tehdit ettiğini belirterek, “Bu bir insanlık ayıbı. Depremde evimizi kaybettik, şimdi de bizi buradan atıyorlar. Nereye gideceğiz?” diye konuştu.
Yetkililerden Açıklama ve Gerekçeler
Konuyla ilgili açıklama yapan Defne Kaymakamlığı yetkilileri, konteyner kentlerin geçici barınma alanları olduğunu ve kalıcı konutların tamamlanmasının ardından tahliyelerin başladığını belirtti. Yetkililer, “Depremzedelerin büyük bir kısmının kalıcı konutları teslim edildi. Bir kısmı da kendi imkânlarıyla barınma çözümü buldu. Kalanların da bir an önce normal hayata dönmesi için tahliye süreci başlatıldı” dedi. Ancak depremzedeler, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, çoğunun konutlarının henüz teslim edilmediğini veya hak sahibi olamadığını savunuyor.
Hukuki Süreç ve Tepkiler
Depremzedelerin avukatı Ebru Demir, tahliye kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirterek, “Kimsenin zorla tahliye edilmesi mümkün değildir. Depremzedelerin barınma hakkı var ve bu hak ancak yargı kararıyla sınırlandırılabilir. Yetkililerin tehditkar tavrı kabul edilemez” dedi. Demir, konuyla ilgili idari dava açacaklarını ve yürütmeyi durdurma talebinde bulunacaklarını söyledi. CHP Hatay Milletvekili Naim Karakaya da konuyu Meclis gündemine taşıyacağını belirterek, “Depremzedelere yapılan bu muamele vicdanları sızlatıyor. Yetkilileri insafa davet ediyorum” diye konuştu.
Deprem Sonrası Barınma Sorunu ve Kalıcı Konutlar
6 Şubat 2023'te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde resmi rakamlara göre 50 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce bina yıkıldı veya ağır hasar gördü. Depremin ardından bölgede kurulan konteyner kentler, birçok depremzedeye geçici barınma sağladı. Ancak aradan geçen iki yıla rağmen kalıcı konutların büyük bir kısmı hâlâ tamamlanamadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın verilerine göre, deprem bölgesinde toplam 650 bin konutun inşa edilmesi planlanıyor; ancak şu ana kadar sadece 200 bin civarında konutun teslim edildiği biliniyor. Bu durum, depremzedelerin barınma sorununu daha da derinleştiriyor.
Tahliyelerin Zamanlaması Tartışma Yarattı
Tahliye baskısının, yerel seçimlerin hemen öncesine denk gelmesi dikkat çekiyor. Bazı çevreler, hükümetin deprem bölgesindeki konteyner kentleri boşaltarak “normalleşme” görüntüsü vermek istediğini öne sürüyor. Depremzedeler ise bu durumun seçim malzemesi yapılmasından endişeli. “Bizi bir an önce buradan çıkarıp unutulmak istiyorlar. Ama biz buradayız, oyumuz da var” diyen depremzedeler, yetkililerin acil çözüm bulmasını istiyor.
Bu yaşananlar, deprem felaketinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen bölgedeki iyileşmenin beklenenden yavaş olduğunu gösteriyor. Depremzedelerin barınma ihtiyacının karşılanması, sadece geçici çözümlerle değil, kalıcı konutların bir an önce tamamlanması ve adil bir dağıtım mekanizmasının kurulmasıyla mümkün olacaktır. Yetkililerin, depremzedeleri tehdit etmek yerine onların sorunlarını dinlemesi ve kalıcı çözümler üretmesi bekleniyor.