CHP içinde yaşanan son gelişmeler, siyasetin magazin dünyasına taşan çelişkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun arkasına sığınarak partiden ayrılanları 'hainlikle, fırsatçılıkla' suçlayan Özgür Özel, koltuk hırsı uğruna kendi geçmişini sıfırladı. Dün Muharrem İnce'den Emine Ülker Tarhan'a kadar herkese 'siyasi ihtiras' damgası vuran Özel, şimdi kuracağını ilan ettiği 'Yeni Parti' tezgahıyla gündeme oturdu.
Özel'in değişken çizgisi
Özgür Özel, uzun süredir CHP içinde muhalif kanadın sözcülüğünü üstleniyordu. Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen Özel, partideki her ayrılığa sert tepki göstermişti. Muharrem İnce'nin Memleket Partisi'ni kurmasının ardından yaptığı açıklamada 'Partimizden ayrılanların samimiyetine inanmıyorum' demişti. Emine Ülker Tarhan'ın istifası sonrasında ise 'Kişisel hırslar partiye zarar veriyor' sözleriyle ayrılıkçıları eleştirmişti.
Ancak Özel'in son hamlesi, bu söylemlerle taban tabana zıt. Parti içi hesaplaşmaların ardından koltuğunu kaybeden Özel, yeniden siyaset sahnesine çıkma arayışına girdi. 'Yeni Parti' sinyali, onun için bir dönüm noktası olarak yorumlanıyor. Daha önce başkalarını 'fırsatçılıkla' suçlayan Özel, şimdi aynı yolda ilerliyor.
Siyasi çelişkiler ve kamuoyu tepkisi
Sosyal medyada Özel'in bu dönüşümü alay konusu oldu. 'Dün ihanet diyordu, bugün kendi ihanetini ilan ediyor' yorumları yapılırken, CHP'li seçmenlerde hayal kırıklığı yaşanıyor. Siyaset bilimciler, bu tür çelişkilerin partilerin kurumsal hafızasını zedelediğini belirtiyor. Özel'in yeni partisi, CHP'den kopan 'küskünler' ve 'yeni arayışlar' için bir çatı olabilir mi? Önümüzdeki günlerde bu sorunun cevabı netleşecek.
Ancak unutulmamalı ki, siyasette 'U dönüşleri' sık gözlemlenen bir olgudur. Özgür Özel'in hikayesi, kişisel hırsların siyasi duruşu nasıl değiştirebileceğine dair tipik bir örnek sunuyor. Toplumda artan siyasi güven erozyonu, bu tür çelişkilerle daha da derinleşiyor.
Geçmişteki benzer örnekler
CHP tarihi, parti içi ayrılıklar ve yeni parti kurma girişimleriyle dolu. Muharrem İnce'nin Memleket Partisi, Emine Ülker Tarhan'ın İYİ Parti macerası, hatta daha önce Deniz Baykal döneminde yaşanan kopmalar, hep benzer gerekçelerle ortaya çıktı: Liderlik hırsı, ideolojik ayrışma veya kişisel egolar. Özgür Özel'in de aynı yola girdiğini görmek, şaşırtıcı olmadı.
Yeni partinin adı, logosu ve ilkeleri henüz açıklanmadı. Ancak Özel'in geçmişteki söylemleri ve duruşu, partinin 'merkez sol' hatta 'Kemalist' bir çizgide olabileceğini işaret ediyor. CHP tabanından ne kadar destek bulacağı ise belirsiz.
Siyasi yolculuğunda 'U dönüşü' yapan Özgür Özel'in bu hamlesi, Türkiye siyasetinde yeni bir kırılma mı yoksa sıradan bir 'küskünler hareketi' mi? Zaman gösterecek. Ancak magazin dünyası, bu çelişkili durumu keyifle izlemeye devam edecek.
Son olarak, siyasi partilerin ömrü ve başarısı, kurucularının samimiyeti ve tutarlılığına bağlı. Özel, dün eleştirdiği yoldan bugün yürümeye başladı. Bu, onun için bir risk mi yoksa fırsat mı? Kamuoyu, bu sorunun cevabını merakla bekliyor.