Uzun süredir gündemden düşen kızamık hastalığı, 2026 yılı itibarıyla yeniden ciddi bir artış trendine girdi. Sağlık yetkililerinin verilerine göre, son aylarda vaka sayılarında belirgin bir yükseliş yaşanıyor. En dikkat çekici unsur ise hastalığın bulaştırıcılık gücü: Tek bir kızamık hastası, ortam koşullarına bağlı olarak 18 kişiye kadar virüsü bulaştırabiliyor. Bu durum, toplumsal bağışıklık duvarının yeniden güçlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.
Bulaştırıcılık Kat Sayısı Endişe Veriyor
Kızamık, damlacık yoluyla ve hava yoluyla çok hızlı yayılabilen viral bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, kızamığın temel çoğalma sayısı (R0) 12 ila 18 arasında değişiyor. Yani bir hasta, bağışıklığı olmayan bir toplumda ortalama 18 kişiye kadar enfeksiyonu bulaştırabiliyor. Bu rakam, hastalığın ne kadar agresif olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, toplum bağışıklığının %95'in üzerinde olması gerektiğini vurguluyor. Ancak son yıllarda aşı tereddüdü ve salgın dönemlerinde aksayan aşı takvimleri nedeniyle bu oranın altına düşüldüğü belirtiliyor.
Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı son verilere göre, 2026'nın ilk çeyreğinde kızamık vakaları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık üç kat arttı. Özellikle büyükşehirlerde ve nüfus hareketliliğinin yoğun olduğu bölgelerde kümelenmeler görülüyor. Uzmanlar, tek bir enfekte kişinin kalabalık bir ortamda (okul, toplu taşıma, hastane bekleme salonu gibi) kısa sürede onlarca kişiye bulaştırabileceğini hatırlatıyor.
Aşı, En Etkili Korunma Yöntemi
Kızamığa karşı en güçlü silahın aşı olduğu altını çizen uzmanlar, iki doz kızamık-kabakulak-kızamıkçık (KKK) aşısının %97'ye varan koruma sağladığını belirtiyor. Türkiye'de çocuklara rutin aşı takvimi kapsamında 12. ayda ve 4. yaşta olmak üzere iki doz KKK aşısı ücretsiz olarak uygulanıyor. Ancak son yıllarda aşı karşıtlığı ve pandemi nedeniyle aşıya erişimde yaşanan aksaklıklar, bağışıklık açığını büyüttü.
Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Kızamık, aşıyla tamamen önlenebilir bir hastalık. Toplumun %95'i aşılandığında salgınların önüne geçebiliriz. Tek bir hastanın 18 kişiye bulaştırabilmesi, aşılanmamış bireyler için büyük bir risk oluşturuyor. Ailelere çağrımız, çocuklarının aşılarını tam ve zamanında yaptırmalarıdır" dedi.
Bağışıklık Duvarı Zayıfladı
Kızamık vakalarındaki artışın arkasında yatan temel neden, toplumsal bağışıklık seviyesinin düşmesi. Özellikle son beş yılda aşı reddi oranlarındaki artış, göç hareketleri ve pandemi döneminde aşı takviminde yaşanan gecikmeler, bağışıklık açığını derinleştirdi. Uzmanlar, bu açığın kapatılması için sadece çocukların değil, yetişkinlerin de aşı durumlarını kontrol etmeleri gerektiğini söylüyor. Özellikle 1980 öncesi doğanların çoğunun doğal yolla bağışıklık kazandığı, ancak aşı geçmişi belirsiz olanların risk altında olduğu belirtiliyor.
Sağlık otoriteleri, kızamık vakalarının bildiriminin zorunlu olduğunu ve temaslı takibinin titizlikle yürütüldüğünü ifade ediyor. Ayrıca, salgın bölgelerinde halka ücretsiz aşı imkanı sunulduğu ve aile hekimliklerine başvurulması gerektiği vurgulanıyor.
Ne Yapmalı?
- Çocuklarınızın KKK aşılarını (12. ay ve 4. yaş) eksiksiz yaptırın.
- Aşı geçmişinizden emin değilseniz, bir sağlık kuruluşuna başvurarak durumunuzu öğrenin.
- Kızamık belirtileri (yüksek ateş, döküntü, öksürük, göz kızarıklığı) gösteren kişilerle temastan kaçının ve maske kullanın.
- Salgın dönemlerinde kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçının.
- Aşı karşıtlığı konusunda bilimsel kaynaklara dayalı bilgi edinin; kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyin.
Kızamık, çocuklarda ve bağışıklığı zayıf yetişkinlerde ciddi komplikasyonlara (zatürre, ensefalit, kulak enfeksiyonu) yol açabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, toplum bağışıklığının korunmasının hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. 2026'daki artış, aşılamanın önemini ve toplumsal farkındalığın gerekliliğini gözler önüne seriyor.