Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen, son dönemde kızamık vakalarında yaşanan artışa dikkat çekerek, hastalığın yalnızca döküntülü bir rahatsızlık olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Dikmen, özellikle aşılanmamış çocuklarda kızamığın nadir ancak ağır bir komplikasyonu olan Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) riskine karşı uyarıda bulundu. Uzman, kızamığın beyinde kalıcı hasara yol açabilecek bu ölümcül hastalığa zemin hazırlayabileceğini vurguladı.
SSPE nedir, neden bu kadar tehlikeli?
SSPE, kızamık virüsünün neden olduğu, merkezi sinir sistemini etkileyen ilerleyici ve ölümcül bir beyin hastalığı. Genellikle kızamık enfeksiyonundan yıllar sonra ortaya çıkıyor. Dr. Dikmen, “Kızamık geçiren bir çocukta yıllar sonra gelişen SSPE, davranış değişiklikleri, zihinsel gerileme, kasılmalar ve komaya kadar giden nörolojik belirtilerle seyrediyor. Ne yazık ki henüz etkili bir tedavisi yok ve hastalık genellikle ölümle sonuçlanıyor” ifadelerini kullandı.
Uzman, SSPE’nin kızamığın en korkulan komplikasyonlarından biri olduğunu belirterek, hastalığın sıklığının aşılanmamış toplumlarda daha yüksek olduğunu kaydetti. Dikmen, “Kızamık aşısı olmayan çocuklarda SSPE riski, aşılanmış çocuklara göre çok daha fazla. Bu nedenle aşı, yalnızca kızamıktan değil, yıllar sonra ortaya çıkabilecek bu ölümcül beyin hastalığından da koruyor” dedi.
Kızamık vakalarındaki artış endişe veriyor
Dr. Nurullah Dikmen, son dönemde kızamık vakalarında gözle görülür bir artış olduğunu belirtti. Bu artışın nedenleri arasında aşı reddi, eksik aşılanma ve toplumsal bağışıklığın zayıflaması gibi faktörlerin yer aldığını söyledi. Dikmen, “Kızamık son derece bulaşıcı bir hastalık. Bir kişi, aşılanmamış 18 kişiye kadar enfeksiyonu bulaştırabilir. Toplumda aşılama oranı yüzde 95’in altına düştüğünde salgınlar kaçınılmaz hale geliyor” diye konuştu.
Uzman, kızamığın yalnızca çocukluk çağı hastalığı olmadığını, yetişkinlerde de ciddi seyredebileceğini ekledi. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, hamileler ve bebekler için riskin daha yüksek olduğunu vurguladı.
Aşı karşıtlığı ve yanlış bilgiler
Dr. Dikmen, kızamık aşısına yönelik toplumda yayılan yanlış inanışlara da değindi. Aşının otizmle ilişkili olduğu iddiasının bilimsel olarak çürütüldüğünü hatırlatan Dikmen, “Kızamık aşısı güvenli ve etkili bir aşıdır. Aşı sayesinde dünyada milyonlarca çocuk ölümden kurtuldu. Aşı karşıtlığı, yalnızca bireyi değil, toplumun tamamını tehdit ediyor” dedi.
Uzman, ebeveynlere çocuklarının aşı takvimini eksiksiz uygulamaları çağrısında bulundu. Aşı tereddüdü yaşayan ailelerin mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak doğru bilgi almaları gerektiğini söyledi.
Hastalığın belirtileri ve korunma yolları
Kızamık belirtileri arasında yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve döküntü yer alıyor. Dikmen, “Bu belirtileri gösteren çocukların derhal bir hekime başvurması, okuldan uzak tutulması ve temaslı kişilerin bilgilendirilmesi gerekiyor” dedi. Korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu yineleyen Dikmen, “Kızamık aşısı iki doz halinde yapılıyor ve yüzde 97’ye varan koruma sağlıyor. Aşılanmamış yetişkinler de risk altında, onların da durumlarını gözden geçirmeleri faydalı olur” şeklinde konuştu.
Dr. Nurullah Dikmen’in uyarıları, son yıllarda dünya genelinde artan kızamık vakalarıyla paralellik gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, aşılama oranlarındaki düşüş nedeniyle 2019’da küresel kızamık vakaları 2016’ya göre üç kat artmıştı. Uzmanlar, benzer bir tablonun tekrarlanmaması için aşı programlarına ve toplum bilgilendirmesine önem verilmesi gerektiğini belirtiyor.