Antalya'da kıskançlık nedeniyle tartıştığı 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş Poyraz'ı (39) tabancayla vurarak öldüren Abdullah Poyraz (57), yargılandığı davada ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme sürecinde Abdullah Poyraz'ın ileri sürdüğü 'eşim beni aldattı' savunması, Adli Tıp Kurumu'nun DNA raporuyla çürütüldü. Kanıtlar, cinayetin kıskançlık saikiyle işlendiğini ortaya koydu.
Olayın Geçmişi ve Yargılama Süreci
Olay, 2021 yılında Antalya'nın Kepez ilçesinde meydana geldi. Abdullah Poyraz, bir süredir eşi Hale Akbaş Poyraz'ı kıskançlık nedeniyle sürekli rahatsız ediyor ve tartışıyordu. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah Poyraz, yanında taşıdığı tabancayla eşine art arda ateş açtı. Hale Akbaş Poyraz olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Abdullah Poyraz, ifadesinde eşinin kendisini aldattığını öne sürerek, 'Kıskançlık krizi yaşadım, elimde olmadan ateş ettim' dedi. Ancak savcılık, cinayetin tasarlanarak işlendiğini ve 'haksız tahrik' indirimi uygulanmaması gerektiğini belirterek dava açtı.
DNA Raporu Savunmayı Çürüttü
Mahkeme sürecinde en kritik delil, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan DNA raporu oldu. Rapor, maktul Hale Akbaş Poyraz'ın üzerinde veya olay yerinde herhangi bir yabancı erkeğe ait biyolojik iz bulunmadığını gösterdi. Bu rapor, Abdullah Poyraz'ın 'aldatılma' iddiasını tamamen çürüttü. Ayrıca, telefon kayıtları ve tanık ifadeleri de Abdullah Poyraz'ın eşini uzun süredir takip ettiğini ve tehdit ettiğini ortaya koydu. Mahkeme, sanığın eylemini 'kadına karşı şiddet' kapsamında değerlendirerek, 'haksız tahrik' indirimi uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
Kadına Şiddet ve Toplumsal Mesaj
Bu dava, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ve kıskançlık cinayetlerinin ne kadar derin bir sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Abdullah Poyraz'ın 'aldatıldım' savunması, maalesef bu tür cinayetlerde sıkça başvurulan bir mazeret olarak biliniyor. Ancak bu kez DNA raporu, bu savunmanın gerçeği yansıtmadığını bilimsel olarak kanıtladı. Mahkemenin verdiği karar, kadın cinayetlerinde adaletin sağlanması açısından önemli bir örnek teşkil etti. Hukukçular da kararın, 'kıskançlık' bahanesiyle işlenen cinayetlere karşı caydırıcı bir etki yaratacağını değerlendiriyor.
Hale Akbaş Poyraz'ın Acılı Ailesi ve Çocukları
Altı çocuğuyla geride kalan Hale Akbaş Poyraz'ın ailesi, duruşma boyunca gözyaşları içinde adalet bekledi. Aile avukatı, verilen cezanın yerinde olduğunu ancak kadın cinayetlerinin önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Avukat, 'Karar adil ancak ülke genelinde kadın cinayetlerinin önüne geçmek için yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve uygulamaların sıkılaştırılması şart' dedi. Hale Akbaş Poyraz'ın çocuklarının ise devlet korumasına alındığı ve psikolojik destek gördüğü öğrenildi.
Bu davada verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, kıskançlık saikiyle işlenen cinayetlerde yargının artık daha kararlı bir tutum sergilediğini gösteriyor. Kadın cinayetleriyle mücadelede adli süreçlerin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerine de ağırlık verilmesi, bu tür üzücü olayların yaşanmaması için hayati önem taşıyor. Hale Akbaş Poyraz'ın acılı ailesine ve çocuklarına başsağlığı diliyor, adaletin yerini bulmasının bir nebze olsun teselli olmasını temenni ediyoruz.