Kırıkkale'de geçen yıl bir apartman dairesinde buzdolabında ve derin dondurucuda parçalanmış erkek cesedi bulunmasıyla gün yüzüne çıkan 12 yıllık cinayet davasında, aralarında dönemin polis memurlarının da bulunduğu 17 şüpheli, bugün ilk kez adliyede hakim karşısına çıktı. Yaklaşık 12 yıl önce kaybolduğu bildirilen ve kimliği belirlenen kurbanın, organize suç örgütü üyeleri tarafından öldürüldüğü iddia ediliyor. Duruşma, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, dosyanın detayları Türkiye'nin gündemine oturdu.
Davanın Perde Arkası
Olay, 2023 yılının Mayıs ayında Kırıkkale merkezdeki bir apartman dairesinde yapılan ihbar üzerine polis ekiplerinin gerçekleştirdiği aramada ortaya çıktı. Bir vatandaşın şüpheli kokular üzerine ihbarıyla harekete geçen ekipler, dairedeki buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış halde bir erkek cesedi buldu. Yapılan incelemelerde cesedin, 12 yıl önce kayıplara karışan 45 yaşındaki bir şahsa ait olduğu belirlendi. Kayıp dosyası kapsamında o dönemde yürütülen soruşturmanın yetersiz kaldığı ve dosyanın kapatıldığı öğrenildi.
Cumhuriyet savcılığı, cesedin bulunmasının ardından geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, cinayetin işlendiği dönemde görev yapan bazı polis memurlarının delilleri kararttığına dair güçlü şüpheler oluştu. Şüpheliler arasında, o dönemki emniyet müdürlüğünde görevli komiser ve memurların yanı sıra, olayın azmettiricisi olduğu öne sürülen bir iş insanı ve kiralık katil olduğu iddia edilen üç kişi de yer alıyor.
İddianame ve Suçlamalar
Hazırlanan iddianamede, 17 şüpheli hakkında “kasten öldürme”, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” ve “suç delillerini yok etme, gizleme” suçlarından dava açıldı. İddianamede, cinayetin, mağdurun alacak verecek meselesi yüzünden planlandığı, olayın ardından cesedin parçalanarak evdeki buzdolabına konulduğu ve daha sonra polis memurlarının da yardımıyla soruşturmanın üstünün kapatıldığı anlatılıyor.
Mahkeme heyeti, duruşmada şüphelilerin ifadelerini aldı. Şüphelilerden bazıları suçlamaları reddederken, bazıları ise olay yerinde olduklarını ancak cinayete karışmadıklarını öne sürdü. Duruşma sırasında zaman zaman gergin anlar yaşandığı, mağdurun ailesinin adliye önünde toplanarak adalet çağrısı yaptığı görüldü.
12 Yıllık Adalet Mücadelesi
Mağdurun ailesi, 12 yıldır kayıp olan yakınlarının izini bulmak için defalarca savcılığa başvurmuş, ancak dosya kapanmıştı. Ailenin avukatı, dava sürecinde kamuoyunun desteğinin önemine dikkat çekerek, “Bu dava, Türkiye'de kayıp dosyalarının ne kadar ciddiye alınmadığının bir göstergesi. 12 yıl boyunca aile, yetkililerden yanıt alamadı. Cesedin bulunması, dosyanın yeniden açılmasını sağladı ve şimdi gerçekler gün yüzüne çıkıyor” dedi.
Duruşma, ertelenerek ilerleyen bir tarihe bırakıldı. Mahkeme, tutuklu bulunan 5 şüphelinin tutukluluk halinin devamına karar verirken, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan diğer şüpheliler hakkında da yurt dışı çıkış yasağı koydu. Duruşma, yaklaşık 4 saat sürdü.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de geçmişte kapatılmış kayıp dosyalarının yeniden ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Yıllarca süren sessizlik, ailelerin adalet arayışını ve dosyaların üzerindeki şüpheleri artırıyor. Kırıkkale'deki bu dava, yalnızca bir cinayetin çözüme kavuşması değil, aynı zamanda adalet mekanizmasının işleyişindeki aksaklıkların da bir yansıması olarak görülüyor. Kamuoyunda, bu tür dosyaların üzerine gidilmesi ve soruşturmaların bağımsız şekilde yürütülmesi yönünde güçlü bir beklenti oluşmuş durumda. Davanın ilerleyen süreçte Türkiye'nin yargı reformu tartışmalarında yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.