CHP'de 'mutlak butlan'la göreve atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Merkez Yönetim Kurulu (MYK) listesi, parti içi çekişmeleri yeniden alevlendirdi. Listede, kurultay davasının 'itirafçı'larından Veysi Uyanık'ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık da bulunuyor. Uyanık, geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu'nun korumaları tarafından tartaklanmıştı. Olay, parti kulislerinde büyük yankı uyandırırken, 'butlan' yönetiminin meşruiyeti sorgulanmaya başlandı.
Korumaların tartakladığı isim MYK'da
Ahmet Hakan Uyanık, babası Veysi Uyanık'ın kurultay davasında itirafçı olmasıyla tanınıyor. Geçtiğimiz haftalarda parti binasında Kılıçdaroğlu'nun korumaları tarafından darp edildiği iddia edilen Uyanık, bu olayın ardından MYK listesine alınmasıyla dikkat çekti. Parti içi muhalifler, bu durumun Kılıçdaroğlu'nun parti içi muhalefeti susturma çabası olarak yorumluyor. Uyanık'ın listeye alınması, 'butlan' yönetiminin kendi içinde bile çelişkiler olduğunu gösteriyor.
Parti içi çatışma büyüyor
Kılıçdaroğlu'nun MYK listesi, parti içinde muhalif isimlere yer vermemesiyle eleştiriliyor. Özellikle kurultay davasında itirafçı olan isimlerin ödüllendirilmesi, parti tabanında rahatsızlık yaratıyor. 'Mutlak butlan' kavramıyla göreve gelen yönetimin, parti tüzüğünü ve hukuku hiçe saydığı iddia ediliyor. Uyanık'ın tartaklanma olayı henüz yargıya taşınmamışken, kendisinin MYK'ya alınması, parti içi hukukun ne kadar işlediği sorusunu akıllara getiriyor.
Veysi Uyanık'ın rolü
Baba Veysi Uyanık, CHP'de uzun yıllar İstanbul İl Başkanlığı yapmış, ancak kurultay davasında itirafçı olarak parti içinde tepki çekmişti. Oğlu Ahmet Hakan Uyanık'ın da aynı çizgide ilerlediği belirtiliyor. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, Uyanık'ın MYK'ya alınmasının 'gençlerin partiye katılımını teşvik' amacı taşıdığını savunurken, muhalifler bunun 'sadakat ödülü' olduğunu dile getiriyor. Tartaklanma olayı ise parti içi iletişimin ne kadar sağlıksız olduğunu ortaya koyuyor.
Butlan yönetiminin sorgulanan meşruiyeti
'Mutlak butlan'la atanan yönetim, hukuki olarak tartışmalı bir zeminde duruyor. CHP tüzüğüne göre, olağanüstü kurultay kararı alınmadan yapılan atamalar geçersiz sayılabiliyor. Kılıçdaroğlu'nun bu şekilde oluşturduğu MYK, partinin geleceği açısından risk oluşturuyor. Parti içi muhalifler, bu yönetimin kararlarının yargıdan dönebileceğini belirtirken, Kılıçdaroğlu cephesi ise sürecin hukuka uygun olduğunu savunuyor. Yaşanan tartaklanma olayı, yönetimin parti içi sindirme politikasının bir parçası olarak yorumlanıyor.