CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, mahkeme kararıyla koltuğa oturmasının ardından milletvekillerine gönderdiği grup toplantısı çağrı yazısında imza değişikliğine gitmesi parti içinde yeni bir tartışma başlattı. Kılıçdaroğlu’nun daha önce kullandığı imzanın yerine farklı bir imza kullanması, bazı milletvekilleri ve partililer tarafından "huyu suyu yetmedi imzası da değişti" şeklinde yorumlandı. Söz konusu yazı, CHP grup toplantısının yapılacağı tarih ve yeri içeriyor ancak imzadaki değişiklik, Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki otoritesine yönelik sorgulamaları beraberinde getirdi.
İmza değişikliğinin perde arkası
Edinilen bilgilere göre, Kılıçdaroğlu’nun daha önce CHP Genel Başkanı olarak kullandığı imza, 2010 yılından bu yana aynıydı. Ancak son grup toplantısı çağrı yazısında, Kılıçdaroğlu’nun imzasının belirgin şekilde farklı olduğu gözlemlendi. İmzadaki "K" harfinin daha büyük ve yuvarlak yazılması, altındaki çizginin ise daha kısa olması dikkat çekti. Parti kulislerinde, bu değişikliğin Kılıçdaroğlu’nun "yeni bir sayfa açma" isteğinden kaynaklandığı konuşulurken, bazı eski partililer bu durumu "kişisel bir tercih" olarak nitelendirdi. Ancak muhalif kanat, imza değişikliğini Kılıçdaroğlu’nun "kendini yeniden var etme çabası" olarak yorumladı.
CHP’de imza krizi büyüyor
İmza değişikliği, CHP içinde daha önce yaşanan "huyu suyu yetmedi" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun liderlik tarzı, parti yönetimindeki değişiklikler ve muhalefet stratejisi sık sık eleştirilirken, imza krizi bu eleştirilere yeni bir boyut kazandırdı. Bazı milletvekilleri, Kılıçdaroğlu’nun imza değişikliğini "partide birlik ve beraberliği zedeleyici" bulurken, diğerleri bunun "kişisel bir mesele" olduğunu savundu. Parti sözcüsü yaptığı açıklamada, "Genel Başkanımızın imzası kendisine aittir. Değişiklik olması doğaldır. Bunu tartışma konusu yapmak gereksizdir" dedi.
Ancak sosyal medyada hızla yayılan "imza krizi" etiketi altında, Kılıçdaroğlu’nu eleştiren paylaşımlar arttı. Kullanıcılar, "Önce huyu suyu değişti, şimdi de imzası" şeklinde yorumlar yaparken, bir kısım ise konunun abartıldığını belirtti. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "İmza değişikliği sembolik bir adım olsa da, Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki konumunu güçlendirme amacı taşıyor olabilir. Ancak bu tür küçük değişiklikler, parti içi muhalefeti daha da tetikleyebilir" ifadelerini kullandı.
Geçmişteki imza değişiklikleri
Siyasi tarihte liderlerin imza değiştirmesi nadir görülen bir durum değil. 2000’li yıllarda dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasında yaptığı değişiklik, "liderlik imajını yenileme" olarak yorumlanmıştı. Yine 2010’da MHP lideri Devlet Bahçeli’nin imzasını değiştirmesi, partide "yenilenme" sinyali olarak algılanmıştı. Ancak bu örneklerde imza değişiklikleri genellikle olumlu karşılanırken, Kılıçdaroğlu’nunki eleştiri oklarının hedefi oldu. Bunun nedeni, CHP’nin uzun süredir devam eden liderlik tartışmaları ve Kılıçdaroğlu’nun parti tabanındaki desteğinin giderek azalması olarak gösteriliyor.
Kılıçdaroğlu’nun cevabı gecikmedi
Kılıçdaroğlu, imza değişikliğiyle ilgili olarak ilk kez bir açıklama yaparak, "İmzamın değişmesi, yeni bir döneme girdiğimizin işaretidir. CHP’yi yeniden yapılandırma sürecinde sembolik adımlar atmamız gayet doğal. Kimsenin bu konuda spekülasyon yapmasına gerek yok" dedi. Ancak bu açıklama, tartışmaları sonlandırmaya yetmedi. Parti içi muhalifler, "Sembolik adımlar yerine somut politikalar görmek istiyoruz" çıkışı yaptı.
Öte yandan, konunun yargıya taşınması gündemde. CHP’li bir avukat, imza değişikliğinin "resmi belgede sahtecilik" kapsamında değerlendirilemeyeceğini ancak "etik açıdan sorgulanabilir" olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu’nun avukatı ise, "Genel Başkanımızın imza değişikliği yasalara aykırı değil. Bu konuda yapılan eleştirilerin hiçbir hukuki dayanağı yok" açıklamasında bulundu.
CHP’de Kılıçdaroğlu’nun liderliği ve imza değişikliği krizi, önümüzdeki günlerde grup toplantısında masaya yatırılacak. Partililer, bu krizin büyümeden çözülmesini umarken, Kılıçdaroğlu’nun imza değişikliğinin parti içi dengeleri nasıl etkileyeceği merak konusu. Siyasi kulislerde, Kılıçdaroğlu’nun bu adımla parti içi muhalefeti sindirme veya yeni bir imaj oluşturma çabası içinde olduğu konuşuluyor. Ancak net olan şu ki, Türkiye siyasetinde "imza krizi" yeni bir tartışma başlığı olarak yerini aldı.