CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir canlı yayında partisindeki organize yolsuzluk sistemini ifşa etti. Kılıçdaroğlu, şaibeli kurultayda çantalarla dağıtılan paraları ve satın alınan delegeleri kabul ederek, Özgür Özel ve destekçilerini parti içinde 'paralel çete' olarak nitelendirdi. Bu açıklamalar, CHP'deki iç hesaplaşmanın boyutlarını gözler önüne serdi.
Paralel yapı iddiası ve arınma vurgusu
Kılıçdaroğlu, yayında yaptığı konuşmada parti içinde örgütlü bir yapılanmadan söz etti. 'CHP'deki paralel yapılanma radarda. Özgür Özel'e mesajı verdim: Parti içinde olmaz!' diyen Kılıçdaroğlu, tekrar 'arınma' çağrısı yaptı. Eski genel başkan, 'Bu organize talan sistemi bitmeli. Çantalarla para dağıtılan kurultaylar, satın alınan delegeler artık son bulmalı' ifadelerini kullandı.
Kurultayda yaşananlar
Kılıçdaroğlu'nun sözünü ettiği şaibeli kurultay, CHP'nin son genel başkanlık seçimine işaret ediyor. İddialara göre, kurultay salonunda delegelere para teklif edildiği ve oy karşılığında menfaat sağlandığı belirtiliyor. Kılıçdaroğlu, 'O kurultayda dağıtılan paraların hesabı sorulmalı. Delegeler satın alındı, bunu herkes biliyor' dedi.
Öte yandan, Kılıçdaroğlu'nun hedef aldığı Özgür Özel ve ekibi, iddiaları yalanlayarak 'asılsız' nitelendirmesi yaptı. Özel, 'CHP'de böyle bir yapılanma yok. Bunlar eski genel başkanın hayal ürünü' açıklamasında bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun tutumu
Kılıçdaroğlu, partideki son gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı sık sık dile getiriyor. Daha önce de 'arınma' çağrısı yapan eski genel başkan, partinin yeniden yapılanması gerektiğini savunuyor. 'Ben CHP'yi paralel yapılardan arındırmak için mücadele ettim. Şimdi de aynı çizgideyim' dedi.
Parti içindeki tepkiler
Kılıçdaroğlu'nun bu açıklamaları CHP içinde farklı yankılar uyandırdı. Kimi parti yöneticileri, eski genel başkanın bu tür açıklamalarla partiye zarar verdiğini düşünürken, kimi ise Kılıçdaroğlu'nu haklı buluyor. Parti kulislerinde, bu itirafların ardından yeni bir hesaplaşma sürecinin başlayabileceği konuşuluyor.
CHP'de yaşanan bu iç çekişme, partinin seçim başarısını da etkileyebilir. Uzmanlar, parti içi demokrasinin zedelenmesinin seçmen nezdinde güven kaybına yol açabileceğini belirtiyor.