CHP Genel Merkezi'nde dün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, son günlerde gündemi meşgul eden belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonları masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Siyasi olursa elbette tepkimizi koyarız ama yolsuzluk varsa biz ne yapabiliriz? Belge, bilgi, yolsuzluk varsa biz hiçbir şey yapamayız” diyerek parti içindeki arınma tartışmalarına net bir çizgi çekti.
Kılıçdaroğlu'ndan parti yönetimine uyarı
Toplantının yaklaşık 3 saat sürdüğü belirtilirken, Kılıçdaroğlu'nun özellikle belediye başkanları ve parti yöneticilerine yönelik yolsuzluk iddialarının partiye zarar verdiğini vurguladığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu, “Bizim sapkın fikirlere, FETÖ'ye, PKK'ya verilecek hiçbir şeyimiz yok. Ama yolsuzlukla mücadelede tavrımız net olmalı. Belge ortaya çıkarsa yapabileceğimiz bir şey yoktur” ifadelerini kullandı.
CHP liderinin bu çıkışı, parti içinde “arınma” çağrılarını artıran milletvekillerine yanıt olarak yorumlandı. Kılıçdaroğlu'nun, yolsuzluk iddialarının siyasi hesaplarla karıştırılmaması gerektiğini, somut belge ve bilgi olmadan kimse hakkında yargılayıcı olunmaması gerektiğini söylediği aktarıldı.
Belediyelere yönelik operasyonlar ve CHP'nin tavrı
Son haftalarda İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehir belediyelerinin de aralarında bulunduğu birçok CHP'li belediyeye yönelik yolsuzluk soruşturmaları başlatılmıştı. Kılıçdaroğlu, bu soruşturmaların siyasi amaçlı olduğunu düşünse de, yolsuzluk olaylarının üstünün örtülmemesi gerektiğini savunuyor. MYK'da yapılan değerlendirmede, belediyelerdeki şeffaflık ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde kararlar alındığı ifade edildi.
Parti kulislerinde, Kılıçdaroğlu'nun “arınma” konusunda bir yol haritası belirlemeye çalıştığı, ancak bunun bir kırılma yaratmaması için dengeli bir dil kullandığı konuşuluyor. Toplantıda, CHP'li belediyelerin yolsuzluk iddialarına karşı hukuki süreçlerin takipçisi olunması, ancak suçlanan kişilerin masumiyet karinesine saygı duyulması gerektiği vurgulandı.
Değerlendirme
Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, CHP'de yolsuzlukla mücadele konusunda bir dönüm noktası olabilir. Parti içi muhalefetin “arınma” taleplerine karşılık, belgeli yolsuzlukların üzerine gidileceği mesajı verilirken, siyasi hesaplarla yapılan suçlamaların reddedildiği bir çizgi izleniyor. Ancak bu dengeyi korumak, parti birliği açısından kritik önemde. Türkiye siyasetinde yolsuzluk iddialarının sıkça siyasi malzeme yapıldığı bir dönemde, CHP'nin bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceği önümüzdeki günlerde daha net görülecek.