Yıllarca aynı partiye oy vermiş, o partinin başkanına inanmış bir seçmen kitlesi, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na maruz kalmaktan duyduğu hayal kırıklığını dile getiriyor. Aile boyu süren bu düş kırıklığı, partinin tabanında derin yaralar açarken, birçok seçmen partilerini terk ediyor. Peki, bu hayal kırıklığının ardında yatan sebepler neler? Seçmenler neden Kılıçdaroğlu'na maruz kaldıklarını düşünüyor?
Kılıçdaroğlu liderliğinde CHP'nin dönüşümü
Kemal Kılıçdaroğlu, 2010 yılında CHP genel başkanı olduğunda partinin yüzünü değiştireceğine dair büyük umutlar vardı. Ancak yıllar geçtikçe, özellikle 2017'deki cumhurbaşkanlığı sistemi referandumu ve sonraki genel seçimlerde alınan sonuçlar, partinin beklenen sıçramayı yapamadığını gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun liderliği, parti içinde muhalefetle mücadele, seçim stratejilerindeki belirsizlikler ve kimi zaman çelişkili açıklamalar nedeniyle eleştiriliyor. Özellikle 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı karşısında alınan mağlubiyet, Kılıçdaroğlu'na yönelik tepkileri artırdı. Seçmenler, partinin iktidar olamamasını liderin stratejik hatalarına bağlıyor.
Aile boyu süren düş kırıklığı
Birçok CHP'li seçmen, hayal kırıklığının kuşaklar arası bir boyut kazandığını belirtiyor. 50 yıldır aynı partiye oy veren bir ailenin genç üyeleri, artık Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP'ye mesafeli yaklaşıyor. Örneğin, babası ve dedesi CHP'li olan 28 yaşındaki bir genç, "Ailem yıllarca CHP'ye oy verdi. Ben de verdim. Ama son seçimlerde gördüm ki parti bir türlü iktidar olamıyor. Kılıçdaroğlu'nun yönetimi altında sürekli kaybediyoruz. Bu sadece benim değil, çevremdeki birçok arkadaşımın da düşüncesi." ifadelerini kullanıyor. Aynı aileden orta yaşlı bir baba ise, "Uzun yıllar partimize sahip çıktık. Ama artık Kılıçdaroğlu'nun gitmesi gerektiğine inanıyorum. Aksi takdirde parti daha da kan kaybedecek" diyor.
CHP'nin tabanında artan huzursuzluk
Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştiriler sadece dışarıdan değil, parti içinden de geliyor. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın popülaritesi, Kılıçdaroğlu'nun liderlik koltuğunu sarsıyor. Parti içinde değişim talepleri yüksek sesle dillendirilirken, bazı CHP'li milletvekilleri ve il başkanları, Kılıçdaroğlu'nun aday olduğu her seçimde partinin oy kaybettiğini savunuyor. Uzun süredir parti yönetiminde yer alan bir isim, "Artık somut bir adım atılmalı. Kılıçdaroğlu'nun gitmesiyle parti yenilenebilir ve iktidar yolunda daha güçlü adımlar atabiliriz" şeklinde konuşuyor.
Seçmenin tercihi: CHP'siz bir siyaset mi?
Hayal kırıklığı yaşayan seçmenlerin bir kısmı, artık CHP'ye oy vermeyeceklerini söylerken, bir kısmı da iktidarın değişmesi için stratejik oy kullanacaklarını belirtiyor. İYİ Parti, HDP, hatta AK Parti'ye yönelen seçmenler olduğu gibi, hiçbir partiye oy vermeyeceğini söyleyenler de var. Bu durum, CHP'nin potansiyel seçmen tabanında önemli bir erimeye işaret ediyor. Bir kamuoyu araştırmacısı, "CHP'nin oy oranı, Kılıçdaroğlu'nun liderliğinde yüzde 25'lerde seyrediyor. Ancak parti içindeki huzursuzluk ve değişim talepleri, önümüzdeki seçimlerde bu oranın daha da düşebileceğini gösteriyor" değerlendirmesinde bulunuyor.
Değerlendirme
Kılıçdaroğlu'nun liderliği, CHP'nin geleceği açısından kritik bir dönemeçte. Parti içi muhalefetin giderek güçlenmesi ve seçmenin hayal kırıklığı, yakın zamanda bir kurultay sürecini tetikleyebilir. Ancak Kılıçdaroğlu'nun bugüne kadarki direnci, bu değişimin kolay olmayacağını gösteriyor. Bu durum, Türkiye siyasetinde muhalefet bloğunun yeniden şekillenmesine ve belki de yeni partilerin doğuşuna zemin hazırlayabilir. Seçmenin maruz kaldığı bu hayal kırıklığı, sadece CHP'yi değil, tüm siyaseti etkileyecek bir dönüşümün habercisi olabilir.