CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin partisinin tutumunu savundu. Kılıçdaroğlu, o dönemde iktidarın bir algı operasyonu yürüttüğünü ve siyasi tuzak kurduğunu belirterek, 'Biz bu tuzağı bozmak ve hiçbir milletvekilinin suçtan korkmadığını göstermek için 'Evet' dedik' ifadelerini kullandı.
CHP'nin 'Evet' kararının gerekçesi
Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, 2016 yılında anayasa değişikliği teklifiyle milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine değindi. O dönem iktidarın, muhalefet milletvekillerini hedef alan bir kampanya yürüttüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Bu bir algı operasyonuydu. Amaç, muhalefeti sindirmek ve haksız yere suçlamaktı. Biz ise, milletvekillerimizin hiçbir suçtan korkmadığını göstermek için bu tuzağa düşmedik, aksine tuzak bozulsun diye 'Evet' dedik' dedi.
CHP lideri, partisinin bu kararının ardından bazı milletvekillerinin yargılandığını hatırlatarak, 'Hiçbir milletvekilimiz suçlu bulunmadı. Bu, bizim haklılığımızı gösterdi. İktidarın 'terörle mücadele' kılıfı altında yürüttüğü bu operasyon aslında siyasi rakiplerini saf dışı bırakma girişimiydi' diye konuştu.
Dokunulmazlık tartışmalarının geçmişi
Milletvekili dokunulmazlıkları, 2016 yılında AK Parti ve MHP'nin desteğiyle anayasa değişikliği yapılarak kaldırılmıştı. Değişiklikle, hakkında yargısal süreç başlatılan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için Meclis kararı gerekmiyordu. O dönem CHP, dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıkmış ancak teklife 'Evet' oyu vermişti. Kılıçdaroğlu'nun bugünkü açıklaması, bu kararın altında yatan stratejiyi kamuoyuna ilk kez bu kadar ayrıntılı açıklaması açısından önem taşıyor.
Dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman, dokunulmazlık teklifinin 20 Mayıs 2016'da 376 oyla kabul edildiğini duyurmuştu. CHP'den 133 milletvekili 'Evet' oyu kullanırken, 2 milletvekili 'Hayır' demişti. HDP ise teklifi protesto ederek oylamaya katılmamıştı.
Kılıçdaroğlu, açıklamasında ayrıca, 'Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili bugün yaşanan tartışmalar, o günkü kararımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. İktidar, o dönem 'terörle mücadele' diyerek bu değişikliği yaptı, ancak şimdi aynı yöntemle kendi içindeki muhalifleri de susturmaya çalışıyor' ifadelerini kullandı.
Bağımsız değerlendirme
Kılıçdaroğlu'nun bu açıklaması, Türkiye siyasetinde dokunulmazlık tartışmalarının ne kadar hassas bir konu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 2016'da alınan karar, bugün hem iktidar hem de muhalefet tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor. Ancak gerçek şu ki, dokunulmazlıkların kaldırılması siyasi kutuplaşmayı derinleştirmiş ve yargı süreçlerinin siyasileşmesine yol açmıştır. Kılıçdaroğlu'nun 'algı operasyonu' ve 'siyasi tuzak' söylemi, bu sürecin ne kadar çekişmeli geçtiğinin bir göstergesi olarak kaydedilmelidir.