CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası yeniden partisinin başına geçerken, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin gelen bir soruya net bir yanıt verdi: "Pişman değilim." Kılıçdaroğlu, Demirtaş'ın dokunulmazlıkların kaldırılması sonucu yaklaşık 10 yıldır cezaevinde olduğunu hatırlatarak, bu süreçteki tutumunu savundu.
Kılıçdaroğlu'nun Demirtaş çıkışı
Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi tartışmaların gölgesinde gerçekleşen basın toplantısında, bir gazetecinin "Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili geçmişte yaptığınız açıklamalardan pişman mısınız?" sorusuna, "Pişman değilim. Hukukun üstünlüğü ve adalet herkes için geçerli olmalı. Demirtaş'ın durumu, Türkiye'de adaletin ne kadar zedelendiğinin bir örneğidir. Ben sadece bu gerçeği dile getirdim, bundan pişman olmam mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Tutukluluk süreci
Selahattin Demirtaş, 2016 yılında HDP Eş Genel Başkanı olarak yürüttüğü siyasi faaliyetler sırasında, terör örgütü propagandası yapmak suçlamasıyla tutuklanmıştı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Demirtaş'ın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna karar verse de, Türk yargısı bu kararı tanımamış ve Demirtaş halen cezaevinde bulunuyor. Kılıçdaroğlu, AİHM kararlarına uyulması gerektiğini sık sık vurgularken, bu tutumunun parti içinde de eleştirilere yol açtığı biliniyor.
CHP içinde yankılar
Kılıçdaroğlu'nun Demirtaş açıklaması, CHP içinde farklı yorumlara neden oldu. Partinin bazı isimleri, bu tür çıkışların CHP'nin oy tabanını daralttığını savunurken, diğerleri demokratik ilkelerin savunulmasının önemini vurguladı. Kılıçdaroğlu, eleştirilere rağmen "Türkiye'de adalet arayan herkesin yanında olmaya devam edeceğim" diyerek tavrını netleştirdi.
Siyasi bağlam ve değerlendirme
Kılıçdaroğlu'nun bu açıklaması, 2023 genel seçimleri öncesinde siyasi kutuplaşmanın derinleştiği bir döneme denk geldi. Muhalefet partileri, Demirtaş'ın tutukluluğunu siyasi bir dava olarak nitelendirirken, iktidar kanadı bu iddiaları reddediyor. Kılıçdaroğlu'nun "Pişman değilim" çıkışı, onun adalet ve hukuk vurgusunu sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak bu tutumun seçmen nezdinde nasıl karşılık bulacağı merak konusu. Demirtaş'ın tutukluluğunun yaklaşık 10 yıla ulaşması, Türk yargı sisteminde reform tartışmalarını da yeniden gündeme taşıyabilir.