Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresi, tutuklanarak görevden uzaklaştırılan eski Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Can Güner'e yönelik suçlamalarını artırdı. Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklar, Güner’in parti içi muhalefeti körüklediğini ve disiplinsizlik yaptığını iddia ediyor. Güner ise suçlamaları reddederek, hukuki sürecin sonuna kadar mücadele edeceğini duyurdu.
Kılıçdaroğlu cephesinin iddiaları
Kılıçdaroğlu’nun danışmanlarından alınan bilgiye göre, Güner’in parti tüzüğüne aykırı hareket ettiği ve yetkisiz açıklamalarda bulunduğu ileri sürülüyor. Özellikle Güner’in, Kılıçdaroğlu ile ters düşen bazı eski parti yöneticileriyle sık sık bir araya gelmesi, "ayrı bir yapılanma" olarak yorumlanıyor. Kılıçdaroğlu cephesi, Güner’in bu tutumunun parti birliğini zedelediğini ve bu nedenle cezalandırılması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, Güner hakkında yürütülen soruşturmanın kapsamının genişletilebileceği de kulislerde konuşuluyor.
Güner'den yanıt: "Siyasi linç girişimi"
Hüseyin Can Güner ise hakkındaki suçlamaları "siyasi linç girişimi" olarak nitelendirdi. Avukatı aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, “Parti içi muhalefet her demokratik yapının doğal bir unsurdur. Ben sadece görüşlerimi ifade ettim. Hiçbir disiplinsizlik söz konusu değildir. Kılıçdaroğlu’nun etrafındaki isimler, gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltıyor” ifadelerini kullandı. Güner, ayrıca Kılıçdaroğlu’nun “bir kişinin sözüyle” hareket ettiğini ve partinin kurullarını devre dışı bıraktığını öne sürdü. CHP’li bazı milletvekilleri ise Güner’e destek vererek, partide şeffaflık ve adalet çağrısı yaptı.
Parti içi dengeler sarsılıyor
Bu gelişmeler, CHP’de uzun süredir devam eden liderlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık sürecinin mahkeme kararına dayanması, parti içinde bazı kesimler tarafından tartışmalı bulunuyor. Güner’in gözaltına alınması ve ardından tutuklanması, parti tabanında da rahatsızlık yaratırken, Kılıçdaroğlu’nun elini güçlendirmeyi amaçladığı yorumları yapılıyor. Siyaset bilimciler, bu tür iç çekişmelerin CHP’nin seçim performansını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki günlerde parti meclisinin konuyu görüşmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, Kılıçdaroğlu ve Güner arasındaki gerilim, CHP’de yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor. Parti içi demokrasi ve hukukun üstünlüğü ekseninde şekillenen bu tartışma, Türk siyasetinin geleceği açısından da önemli sinyaller taşıyor. Taraflar arasındaki uzlaşma arayışları sürerken, kamuoyunun gözü bu kez CHP’nin alacağı kararlara çevrilmiş durumda.