Kemal Kılıçdaroğlu'nun, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilmesinin ardından partide yaşanan hukuki tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Kılıçdaroğlu'nun avukatı, müvekkilinin TBMM Grup Başkanvekillerini görevden alma yetkisinin kaynağına ilişkin sorulan soruya mahkemede yanıt veremedi. Bu durum, parti içi muhalefet ve hukuk çevrelerinde geniş yankı buldu.
Mahkeme Salonunda Yaşananlar
Davaya bakan Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmada, Kılıçdaroğlu'nun avukatına, “Müvekkilinizin Grup Başkanvekillerini azil yetkisi nereden gelmektedir?” sorusu yöneltildi. Avukat, uzun bir tereddütten sonra somut bir hukuk maddesi veya tüzük hükmü gösteremedi. Mahkeme başkanının ısrarlı soruları karşısında avukat, “Bu konuda detaylı bir araştırma yapıp sunacağız” demekle yetindi. Tanıklar ve hukukçular, bu durumu “hukuki zeminin zayıflığı” olarak yorumladı.
Parti Tüzüğü ve Yasal Dayanak
CHP Parti Tüzüğü'nde, genel başkanın Grup Başkanvekillerini doğrudan atama veya görevden alma yetkisi açıkça düzenlenmemiştir. Tüzüğün 34. maddesi, Grup Başkanvekillerinin seçimle işbaşına geldiğini belirtir. Kılıçdaroğlu'nun bu atamaları yaparken dayandığı “parti içi teamüller” ve “genel başkanlık yetkisi” kavramları, hukukçulara göre yeterli bir temel oluşturmuyor. Özellikle, seçimle gelmiş vekillerin tek bir kişinin kararıyla görevden alınmasının, parti içi demokrasiye aykırı olduğu savunuluyor.
Kılıçdaroğlu Cephesi Ne Diyor?
Kılıçdaroğlu ve ekibi, yetkinin “parti genel başkanının doğal hakkı” olduğunu öne sürse de, bu argüman hukuken tartışmalı. CHP Sözcüsü konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Avukatımız mahkemeye gerekli belgeleri daha sonra sunacak. Hukuki süreç devam etmektedir” ifadelerini kullandı. Muhalif kanat ise bu durumu “Kılıçdaroğlu'nun keyfi yönetiminin bir göstergesi” olarak nitelendirdi.
Hukuki Sürecin Seyri
Davanın bir sonraki duruşması 15 Nisan'da görülecek. Mahkeme, avukata eksik belgeleri sunması için süre verdi. Eğer Kılıçdaroğlu'nun avukatı yetkiyi kanıtlayamazsa, mahkeme Grup Başkanvekillerinin görevden alınmasını hukuka aykırı bulabilir. Bu durumda CHP'de yeniden bir seçim süreci yaşanması ihtimali gündeme gelebilir.
Parti içi demokrasi tartışmalarının alevlendiği bu dönemde, yaşanan gelişme, siyasi partilerde genel başkanların sınırsız yetkileri olup olmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Hukukçular, parti tüzüklerinin bu tür boşluklara izin vermemesi gerektiğini vurgularken, Kılıçdaroğlu'nun yargı kararıyla geldiği koltuğun meşruiyetinin, bu tür hukuki tartışmalarla sorgulanması, CHP'nin geleceği açısından kritik önem taşıyor.