20 Temmuz 1974, Türkiye'nin Kıbrıs adasına düzenlediği barış harekatının yıl dönümü. 52 yıl önce bugün, Türk Silahlı Kuvvetleri adaya çıkarak Kıbrıs Türkü'nün can ve mal güvenliğini sağlamak için müdahalede bulundu. Harekatın önemli komutanlarından emekli Orgeneral Bedrettin Demirel, o günleri ve sonrasını anlattı. Demirel, operasyonun planlanmasından icrasına kadar yaşananları aktarırken, Kıbrıs'ta barışın nasıl tesis edildiğini de gözler önüne serdi.
Harekatın Planlanması ve İlk Adımlar
Emekli Orgeneral Demirel, harekat öncesinde adada yaşanan gerilime dikkat çekiyor. 15 Temmuz 1974'te Yunanistan destekli Sampson darbesinin ardından Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak müdahale kararı aldığını belirtiyor. Demirel, 'Harekatın amacı, Kıbrıs Türklerini soykırımdan kurtarmak ve adada anayasal düzeni yeniden kurmaktı' diyor.
Operasyonun başkomutanı dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'ti. Askeri kanatta ise Genelkurmay Başkanı Semih Sancar ve Kuvvet Komutanları yer alıyordu. Demirel, o dönemde Kıbrıs Türk Alayı Komutanı olarak görev yapıyordu. Harekatın planı, adanın kuzey kıyılarına çıkarma yapılarak Girne ve Lefkoşa arasındaki hattın kontrol altına alınmasını öngörüyordu.
Çıkarma Anı ve İlk Çatışmalar
20 Temmuz sabahı saat 05.30'da Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait çıkarma araçları, Girne sahillerine asker indirmeye başladı. Hava Kuvvetleri de yoğun bombardımanla Rum mevzilerini etkisiz hale getiriyordu. Demirel, çıkarmanın büyük bir disiplinle yapıldığını ancak Rum direnişinin tahminlerinden güçlü olduğunu ifade ediyor. 'İlk saatlerde çatışmalar şiddetliydi, ancak Mehmetçiğin kararlılığı sayesinde köprübaşı tutuldu' diyor.
Özellikle Girne'nin kuzeyindeki birlikler, Rum birliklerinin ağır ateşi altında ilerlemek zorunda kaldı. Demirel, 'Beşparmak Dağları eteklerinde yaşanan çarpışmalar kritikti. Burada kazandığımız zafer, harekatın kaderini belirledi' şeklinde konuşuyor.
Siyasi ve Diplomatik Boyut
Harekat sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi bir mücadeleydi. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve NATO nezdinde ateşkes çağrılarına maruz kaldı. ABD ve İngiltere'nin diplomatik baskılarına rağmen Ecevit hükümeti kararlılık gösterdi. Demirel, 'Ecevit'in 'Ayşe Tatile Çıksın' talimatı, operasyonun en kritik kararlarından biriydi' diyerek dönemin siyasi iradesinin önemini vurguluyor.
İlk ateşkes 22 Temmuz'da sağlandı. Ancak kısa süre sonra çatışmalar yeniden başladı. İkinci harekat olarak bilinen 14-18 Ağustos tarihlerinde Türk birlikleri adanın yüzde 36'sını kontrol altına aldı. Bu hat, günümüzdeki Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sınırlarını oluşturdu.
Barışın Kalıcılığı ve Dersler
Emekli Orgeneral Demirel, harekatın ardından Kıbrıs'ta barışın tam anlamıyla tesis edilebilmesi için uluslararası tanınma ve ekonomik kalkınmanın önemine dikkat çekiyor. Kıbrıs Türk halkının yıllardır süren ambargolarla mücadele ettiğini belirten Demirel, 'Askeri başarı tek başına yeterli değil. Kalıcı barış için siyasi ve diplomatik girişimler şart' diyor.
52 yıl sonra Kıbrıs'ta hala çözüm bekleyen bir sorun var. Adanın iki kesimli, iki toplumlu yapısı devam ediyor. Demirel'in anlattıkları, hem geçmişin derslerini hem de gelecek için umudu taşıyor. Harekatın 'barış' adını taşıması, aslında Türkiye'nin adadaki hedefini özetliyor: Kıbrıs Türkü'nün varlığını güvence altına almak ve bölgesel istikrara katkı sunmak.