Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeleri, başkentte gerçekleştirilecek NATO Zirvesi nedeniyle alınan güvenlik önlemlerine ve yasaklara tepki gösterdi. Sendika, yaptığı yazılı açıklamada, “İşçilerin, emekçilerin ve halkın ihtiyacı savaş hazırlıkları değil; insanca yaşam, tam bağımsızlık, gerçek demokrasi ve barıştır. Ankara'da dayatılan bu yasakları tanımıyoruz. Türkiye NATO'nun gül bahçesi değildir!” ifadelerine yer verdi.
NATO Zirvesi öncesi kentte olağanüstü önlemler
Ankara, 11-12 Temmuz 2024 tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, kent genelinde geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı. Zirve nedeniyle birçok yol trafiğe kapatılırken, toplantı ve gösteri yürüyüşleri geçici olarak yasaklandı. KESK, bu önlemlerin ifade özgürlüğünü ve toplanma hakkını kısıtladığını belirterek, sendikal faaliyetlerin engellenemeyeceğini vurguladı.
KESK: Savaş politikalarına karşı barış vurgusu
Açıklamada, NATO'nun savaş politikalarının ve askeri harcamaların halkın refahına değil, çatışmalara hizmet ettiği savunuldu. KESK Ankara Şubeleri, “Barışı ve emeği savunmaya devam edeceğiz. Bu yasaklar bizi yıldıramaz. Türkiye halkının iradesi, NATO'nun çıkarlarının üzerindedir” dedi. Sendika, zirve süresince alınan tedbirlerin meşru olmadığını ve halkın demokratik haklarını kullanmasının önünde engel teşkil ettiğini ifade etti.
Geçmişten bugüne KESK'in NATO karşıtı duruşu
KESK, kurulduğu günden bu yana NATO'nun genişleme ve müdahale politikalarına karşı çıkmaktadır. Sendika, daha önce de çeşitli NATO zirvelerinde benzer protestolar düzenlemiş, askeri ittifakın barışı tehdit ettiğini savunmuştur. Bu bağlamda, KESK'in Ankara'daki yasaklara tepkisi, kurumsal bir tutarlılık göstermektedir.
NATO Zirvesi, liderlerin yanı sıra çok sayıda diplomat ve basın mensubunu ağırlayacak. Ankara Valiliği, güvenlik gerekçesiyle alınan önlemlerin zorunlu olduğunu belirtirken, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları da benzer eleştiriler yöneltmiştir. KESK'in çağrısı, özellikle emek örgütleri arasında yankı bulurken, yasaklara karşı sivil itaatsizlik eylemlerinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Türkiye'nin NATO üyeliği uzun süredir tartışma konusu olurken, ittifakın politikalarına yönelik eleştiriler özellikle sol ve milliyetçi kesimlerden gelmektedir. KESK'in bu çıkışı, zirve öncesinde kamuoyunda farklı görüşlerin seslendirilmesine olanak tanımıştır. Zirvenin sonuç bildirgesi ve alınacak kararlar, ilerleyen günlerde Türkiye'nin dış politikasını etkileyecek önemli başlıklar arasında yer alıyor.