Ankara'da yaşayan iki kız kardeş, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan dolandırıcıların, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında haklarında tutuklama kararı çıkarıldığını söyleyerek yaklaşık 40 milyon lira dolandırdıklarını iddia etti. Kardeşler, olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Edinilen bilgilere göre, dolandırıcılar, kendilerini telefonla arayarak 'FETÖ soruşturması kapsamında haklarında yakalama kararı olduğunu' söyledi ve bu kararın kaldırılması için para talep etti.
Telefonla başlayan dolandırıcılık süreci
İddiaya göre, kız kardeşlerden biri, geçtiğimiz aylarda bir telefon aldı. Telefondaki kişi, kendisini 'polis memuru' olarak tanıttı ve ailenin FETÖ ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle haklarında tutuklama kararı çıkarıldığını belirtti. Aradan kısa bir süre sonra, bu kez 'savcı' olduğunu söyleyen başka bir kişi devreye girdi. Savcı olduğunu söyleyen şahıs, tutuklama kararının kaldırılması için 'işlemlerin yapılması' gerektiğini ve bunun için belirli bir miktar para yatırılması talimatını verdi.
Şüpheliler, kardeşleri sürekli telefonla arayarak psikolojik baskı altına aldı. 'Hesaplarınız bloke edilecek', 'Mal varlıklarınıza el konulacak' gibi tehditlerle gözdağı veren dolandırıcılar, kardeşlerin tüm birikimlerini ve hatta sahip oldukları gayrimenkullerin satışından elde ettikleri paraları da aldı. Toplamda yaklaşık 40 milyon liranın dolandırıcıların hesaplarına aktarıldığı öne sürüldü.
Mağdurların ifadeleri ve savcılık süreci
Kız kardeşlerin avukatı, yaptığı yazılı açıklamada, müvekkillerinin yaşadığı mağduriyetin büyük olduğunu ve dolandırıcıların çok profesyonel bir yöntem izlediğini belirtti. Avukat, "Müvekkillerim, devlet otoritesi olan polis ve savcıya güvenerek bu süreçte dolandırılmıştır. Telefonla arayan şahıslar, sahte belgeler göndermek ve resmi yazışma örnekleri iletmek suretiyle güven oluşturmuşlardır." dedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, iki kız kardeşin suç duyurusu üzerine soruşturma başlattığı ve şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattığı öğrenildi.
Benzer vakalar ve vatandaş uyarıları
Bu tür dolandırıcılık vakaları, Türkiye genelinde sıkça yaşanmaktadır. Özellikle son yıllarda kendilerini polis, savcı veya asker olarak tanıtan dolandırıcılar, vatandaşları telefonla arayarak para ve altın talep etmektedir. İçişleri Bakanlığı ve emniyet güçleri, bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı sürekli uyarılarda bulunuyor. Vatandaşların, kendilerini polis ya da savcı olarak tanıtan kişilere itibar etmemesi, telefonla para talep eden kişilere karşı dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, resmi makamların hiçbir şekilde telefonla para talep etmeyeceği ifade ediliyor.
Dolandırıcılık yöntemleri hakkında bilgi
Uzmanlar, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin genellikle üç aşamalı olduğunu belirtiyor. İlk aşamada, dolandırıcılar kişinin adına bir soruşturma olduğunu söyleyerek korku ve panik oluşturuyor. İkinci aşamada, kendilerini güvenilir kılmak için sahte belgeler ve terimler kullanıyor. Son aşamada ise para transferi veya altın teslimi isteniyor. Özellikle yaşlılar ve bilgisayar kullanmayı bilmeyen kişiler bu tür dolandırıcılıklara daha fazla maruz kalabiliyor. Vatandaşların, bu tür bir talepte bulunan kişilere karşı derhal güvenliği araması veya en yakın polis merkezine gitmeleri öneriliyor.
Bu olay, dolandırıcılığın boyutunu ve vatandaşların ne kadar büyük mağduriyetler yaşayabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ankara'daki iki kız kardeşin yaşadığı bu olay, diğer vatandaşlar için de önemli bir ders niteliği taşıyor. Emniyet yetkilileri, özellikle son dönemde artan bu tür dolandırıcılık vakalarına karşı kamu spotu hazırlamaya ve bilgilendirme çalışmaları yürütmeye devam ediyor. Bu tür olaylara karşı dikkatli olunması, telefonla para talep eden kişilere itibar edilmemesi ve derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi gerekiyor. Savcılık ise bu özel dosyada şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı bir soruşturma başlattı.