Osteoporoz (kemik erimesi) yıllarca hiçbir belirti göstermeden ilerleyebiliyor. Doç. Dr. Selin Özen, menopoz sonrası kadınlarda yaşam boyu kırık riskinin yüzde 50'yi aştığını, osteoporoza bağlı kalça kırığı yaşayanlarda ise ilk bir yıldaki ölüm oranının yüzde 30'lara ulaştığını belirtti. Özen, hastalığın sessiz seyri nedeniyle tarama ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Menopoz Sonrası Kadınlarda Risk Daha Yüksek
Doç. Dr. Selin Özen'in verdiği bilgilere göre, osteoporoz özellikle menopoz sonrası kadınlarda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Kadınlarda yaşam boyu kırık riski yüzde 50'nin üzerinde seyrederken, bu oran erkeklerde daha düşük olsa da ihmal edilebilir düzeyde değil. Özen, kemik erimesinin yıllarca belirti vermemesi nedeniyle çoğu hastanın ilk kez bir kırık yaşadığında hastalığından haberdar olduğunu söyledi.
Osteoporozun en sık görülen kırık tipleri arasında el bileği, omurga ve kalça kırıkları yer alıyor. Özellikle kalça kırıkları, yaşlı hastalarda ciddi komplikasyonlara ve ölüm riskinde artışa yol açabiliyor. Özen, kalça kırığı sonrası ilk bir yılda ölüm oranının yüzde 30'lara kadar çıkabildiğini belirterek, bu tablonun hastalığın ne kadar ciddiye alınması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
Erken Teşhis İçin Kemik Yoğunluğu Ölçümü Şart
Osteoporozdan korunmanın en etkili yollarından biri, risk grubundaki kişilerin düzenli olarak kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması. Özellikle 65 yaş üstü kadınlar, 70 yaş üstü erkekler ve erken menopoza giren kadınların bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Doç. Dr. Özen, DEXA olarak bilinen kemik mineral yoğunluğu testinin ağrısız ve kısa süreli bir işlem olduğunu, erken teşhisin kırıkların önlenmesinde kritik rol oynadığını dile getirdi.
Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri de osteoporoz riskini azaltmada önemli. Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli egzersiz, sigara ve aşırı alkolden kaçınma kemik sağlığını koruyor. Özen, özellikle güneş ışığından yeterince faydalanılması ve doktor önerisiyle D vitamini takviyesi kullanılmasının altını çizdi.
Osteoporoz Tedavisinde İhmal Edilen Grup: Erkekler
Toplumda osteoporoz genellikle kadın hastalığı olarak algılansa da erkeklerde de görülüyor ve sonuçları ağır olabiliyor. Özen, erkeklerde osteoporozun daha geç fark edildiğini ve kırık riskinin hafife alındığını belirtti. Özellikle 70 yaş üzeri erkeklerin de kemik sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Osteoporozun toplumsal maliyeti de dikkat çekici boyutlarda. Kalça kırığı sonrası hastaların önemli bir kısmı bağımsız yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyor, bakım ihtiyacı artıyor. Bu durum hem aileler hem de sağlık sistemi üzerinde ciddi yük oluşturuyor. Özen, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve farkındalık kampanyalarının artırılması gerektiğini vurguladı.
Farkındalık ve Tarama Programları Öncelikli Olmalı
Türkiye'de osteoporoz farkındalığının artırılması için aile hekimlerine ve kadın doğum uzmanlarına önemli görevler düşüyor. Risk faktörleri arasında düşük vücut kitle indeksi, ailede kalça kırığı öyküsü, uzun süreli kortizon kullanımı ve erken menopoz yer alıyor. Bu faktörleri taşıyan kişilerin kemik yoğunluğu testi için yönlendirilmesi gerekiyor.
Doç. Dr. Selin Özen'in uyarıları, osteoporozun sadece bir "yaşlılık sorunu" olmadığını, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu gösteriyor. Sessiz ilerleyen bu hastalığa karşı bilinçlenme, basit bir tarama testiyle başlayabilir. Kemik sağlığını korumak için yaşam boyu sürdürülebilir alışkanlıklar edinmek ve risk grubundaysanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak, gelecekteki kırıkların ve olası ölüm riskinin önüne geçmenin en etkili yolu olarak öne çıkıyor.