Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne kaymakam Zikrullah Erdoğan’ın atanması kamuoyunda tartışma yaratırken, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler konuya ilişkin ilk kez açıklama yaptı. Güler, tüm personel hareketlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirterek, atamanın hukuki çerçevede yapıldığını vurguladı.
Atama süreci ve tepkiler
Kaymakam Zikrullah Erdoğan’ın Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne atanması, özellikle sivil-asker ilişkileri bağlamında eleştirilere neden oldu. CHP ve bazı sivil toplum kuruluşları, bir kaymakamın savunma tedarik gibi teknik bir alana atanmasını liyakat açısından sorguladı. Atamanın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından sosyal medyada da geniş yankı uyandıran karar, “kaymakamdan savunma tedarikçisi” etiketiyle gündem oldu.
Bakan Güler’den mevzuat vurgusu
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine, “Bakanlığımızdaki tüm personel faaliyetleri mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Hiçbir atama keyfi değildir, her adım hukuki normlara uygun olarak atılmaktadır” ifadelerini kullandı. Güler, atamanın gerekçelerine dair detay vermezken, Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaç duyduğu niteliklerin göz önünde bulundurulduğunu ima etti.
Öte yandan, Zikrullah Erdoğan’ın özgeçmişi de mercek altına alındı. Erdoğan’ın daha önce kaymakamlık görevlerinin yanı sıra çeşitli kamu kurumlarında idari pozisyonlarda bulunduğu, ancak savunma sanayii veya tedarik alanında doğrudan bir deneyiminin olmadığı öğrenildi. Bu durum, atamanın teknik yeterlilikten ziyade idari becerilere dayandığı yorumlarına yol açtı.
Atamanın mevzuat boyutu
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, kamu görevlilerinin atanmasında liyakat ve kariyer ilkeleri esas alınıyor. Ancak üst düzey yönetici atamalarında takdir yetkisi de bulunuyor. Bakan Güler’in açıklaması, bu takdir yetkisinin mevzuat sınırları içinde kullanıldığına işaret ediyor. Bununla birlikte, muhalefet ve bazı hukukçular, atamanın “ehliyet” ilkesine uygunluğunun tartışmalı olduğunu dile getiriyor.
Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, TSK’nın ihtiyaç duyduğu her türlü malzeme, hizmet ve yapım işlerinin temininden sorumlu kritik bir birim. Kurum, yıllık milyarlarca liralık bütçeyi yönetiyor. Bu nedenle atanan ismin teknik bilgi ve deneyimi, kurumun etkinliği açısından önem taşıyor.
Bağımsız değerlendirmeler, atamanın siyasi bir tercih olarak görülebileceğini, ancak mevzuatın bu tür atamalara izin verdiğini ortaya koyuyor. Öte yandan, kamuoyunda oluşan tartışma, benzer atamaların gelecekte de gündeme gelebileceğini gösteriyor.