ABD ile İran arasında Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı temaslarda olumlu ilerleme kaydedildiği bildirildi. Tarafların yeni bir görüşme turu için hazırlık yaptığı belirtilirken, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi azaltmaya yönelik adımlar attığı ifade ediliyor. Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilen diplomatik trafik, bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip.
Görüşmelerin perde arkası
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmelerde nükleer anlaşma, bölgesel güvenlik ve enerji koridorlarının güvenliği gibi başlıklar ele alındı. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Thani'nin ev sahipliğinde yapılan toplantılarda, iki ülke arasındaki gerilimi azaltacak somut adımlar üzerinde duruldu. Pakistan'ın ise özellikle Suudi Arabistan ve İran arasındaki gerginliği yatıştırma konusunda arabuluculuk rolü üstlendiği belirtildi.
Görüşmelerin olumlu geçtiğini doğrulayan kaynaklar, tarafların önümüzdeki haftalarda bir üst düzey toplantı için hazırlık yaptığını aktardı. Ancak henüz resmi bir tarih veya yer belirlenmiş değil. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı açıklamada, 'Müzakerelerde ilerleme kaydedildi, ancak henüz nihai bir anlaşma yok' dedi.
Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem
Tahran yönetimi, görüşmelerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini artırmaya yönelik tek taraflı adımlar attı. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Alireza Tangsiri, 'Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde daha şeffaf ve koordineli bir sistem kuracağız' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, uluslararası petrol piyasalarında olumlu karşılandı ve petrol fiyatlarında kısa süreli bir düşüşe neden oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada ise, 'Katar ve Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını takdir ediyoruz. Dolaylı görüşmelerin yapıcı bir atmosferde geçtiğini teyit edebiliriz. Önümüzdeki dönemde daha somut adımlar atılmasını umuyoruz' denildi.
Arap dünyasından destek
Katar ve Pakistan'ın arabuluculuk girişimi, Arap dünyasında geniş yankı buldu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, görüşmeleri desteklediklerini açıkladı. Bölgedeki birçok analist, ABD-İran geriliminin azalmasının Orta Doğu'da genel bir yumuşama dönemini beraberinde getirebileceği görüşünde. Uzmanlara göre, bu süreç Yemen ve Suriye gibi çatışma bölgelerine de olumlu yansıyabilir.
Diplomasi trafiğinin yoğunlaştığı bir dönemde, gözler özellikle İran'ın nükleer programına çevrilmiş durumda. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, Tahran'la yürütülen teknik görüşmelerde ilerleme sağlandığını ancak henüz yeterli olmadığını belirtti. Grossi, 'İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin şeffaflık sağlanması, küresel güvenlik açısından kritik' dedi.
Bölgesel güç dengeleri ve küresel enerji arz güvenliği açısından taşıdığı önem nedeniyle Katar'daki görüşmeler yakından takip ediliyor. Hem ABD hem de İran'ın anlaşmaya varılması halinde ekonomik ve siyasi kazanım elde edeceği belirtiliyor. İran'ın yaptırımların hafifletilmesi, ABD'nin ise bölgedeki askeri yükünü azaltma beklentisi sürecin hızlanmasını sağlayabilir.