Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi doğrultusunda, 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin tespiti için feth-i kabir (mezar açma) kararı verildi. Edinilen bilgilere göre, mezar açma işlemi 15 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilecek. Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili yıllardır süren şüpheler, bu kararla birlikte yeniden gündeme geldi.
Feth-i Kabir Kararının Arka Planı
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmişti. İlk otopsi raporunda ölüm sebebi kalp krizi olarak açıklanmıştı. Ancak ailesi ve bazı kesimler, ölümün şüpheli olduğunu öne sürerek yıllarca mücadele etti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, bu iddiaları ciddiye alarak dosyayı yeniden açtı ve feth-i kabir talebinde bulundu. Mahkeme, talebi kabul ederek mezarın açılmasına karar verdi.
Feth-i kabir işlemi, Kozinoğlu'nun defnedildiği İstanbul'daki mezarlıkta gerçekleştirilecek. İşlem sırasında adli tıp uzmanları, savcılık yetkilileri ve aile avukatları hazır bulunacak. Alınacak doku ve kemik örnekleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda detaylı incelemeye tabi tutulacak. Uzmanlar, ölüm sebebinin kesin olarak belirlenmesi için toksikolojik ve patolojik analizler yapacak.
Kozinoğlu'nun Ölümü ve Yıllardır Süren Tartışmalar
Kaşif Kozinoğlu, MİT'te uzun yıllar görev yapmış, özellikle 1990'lı yıllarda önemli operasyonlarda yer almıştı. 2011 yılında, "Fuhuş amaçlı örgüt kurmak" ve "casusluk" gibi suçlamalarla tutuklanmıştı. Cezaevinde geçirdiği süre zarfında sağlık sorunları yaşadığı biliniyordu. Ölümünden sonra ailesi, Kozinoğlu'nun zehirlendiğini veya dövülerek öldürüldüğünü iddia etti. O dönemde yapılan otopsi sonrası alınan numunelerin kaybolduğu veya yeterince incelenmediği öne sürüldü.
Yıllar içinde çeşitli gazeteciler ve araştırmacılar, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili kitaplar yazdı, belgeseller hazırlandı. Meclis Araştırma Komisyonu da konuyu ele aldı ancak somut bir sonuç çıkmadı. 2020'li yıllarda yeniden alevlenen tartışmalar, savcılığın harekete geçmesini sağladı. Ailenin avukatı, yaptığı açıklamada, "Bu karar, adaletin tecellisi için önemli bir adım. Yıllardır gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyoruz." dedi.
Feth-i Kabir Süreci Nasıl İşleyecek?
Feth-i kabir, yasal olarak Cumhuriyet savcısının talebi ve mahkeme kararıyla yapılabilen bir işlem. Mezar açıldıktan sonra cenaze, adli tıp uzmanları eşliğinde inceleniyor. Gerekli örnekler alındıktan sonra yeniden defnediliyor. Bu süreç, genellikle birkaç saat sürüyor ve aileye bilgi veriliyor. Kozinoğlu'nun mezarının açılmasıyla birlikte, yıllardır merak edilen "kesin ölüm sebebi" sorusuna yanıt aranacak.
Adli Tıp Kurumu'nun raporunu ne zaman tamamlayacağı henüz netleşmedi. Ancak uzmanlar, toksikolojik incelemelerin birkaç hafta sürebileceğini belirtiyor. Raporun tamamlanmasının ardından savcılık, dosyayı yeniden değerlendirecek ve gerekirse yeni bir iddianame hazırlayacak. Bu süreçte, dönemin cezaevi yetkilileri ve sağlık personeli hakkında soruşturma açılması da gündeme gelebilir.
Kamuoyu ve Uzman Görüşleri
Kozinoğlu'nun ölümü, Türkiye'de derin devlet tartışmalarının simgelerinden biri haline geldi. Feth-i kabir kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, "Adalet yerini bulacak mı?" sorusunu sordu. Bazı hukukçular, bu tür davaların zaman aşımına uğrayabileceğini belirtirken, diğerleri delil kaybı riskine dikkat çekti.
Emekli bir istihbarat yetkilisi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Kozinoğlu'nun ölümü, sadece bir cezaevi ölümü değil, aynı zamanda bir dönemin karanlık ilişkilerini yansıtıyor. Feth-i kabir, belki de gerçeğin ortaya çıkması için son şans." ifadelerini kullandı.
Sonuç ve Beklentiler
Kaşif Kozinoğlu'nun feth-i kabir kararı, Türkiye'de adalet arayışının bir örneği olarak kayıtlara geçti. 15 Mayıs 2025'te gerçekleştirilecek işlem, yıllardır süren belirsizliği sona erdirebilir. Ancak sürecin şeffaf yürütülmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması, kamu güveni açısından kritik önem taşıyor. Bu dava, sadece Kozinoğlu ailesi için değil, benzer şüpheli ölümler yaşayan aileler için de emsal teşkil edebilir. Önümüzdeki günlerde Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor, tartışmaların seyrini belirleyecek.