Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun dosyası, aradan geçen 15 yılın ardından yeniden açıldı. Olay gecesine ilişkin acil durum kayıtları ve cezaevi tutanaklarındaki tutarsızlıklar, Kozinoğlu'nun MİT içindeki FETÖ yapılanmasına karşı durduğu için öldürülmüş olabileceği iddiasını güçlendiriyor.
Şüpheli Ölümün Ardındaki Karanlık Noktalar
Kaşif Kozinoğlu, 2010 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne konulmuştu. 13 Ocak 2011 tarihinde cezaevinde hayatını kaybettiğinde resmi rapor kalp krizi olduğunu belirtiyordu. Ancak olay gecesine dair tanık ifadeleri ve cezaevi kayıtları, ölümün ardında farklı bir senaryonun olabileceğine işaret ediyor. Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce cezaevi revirinde yapılan müdahaleler, kendisine verilen ilaçlar ve acil durum çağrısının geciktirilmesi gibi detaylar, dosyanın yeniden açılmasında etkili oldu.
Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, dönemin cezaevi yönetimi ve sağlık personelinin ifadelerine başvurulacak. Ayrıca Kozinoğlu'nun ölümünden önceki günlerde yaşadığı psikolojik baskı ve tehditler araştırılıyor. Ailesinin yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesi, dosyanın yeniden açılmasında önemli bir rol oynadı. Avukatlar, ölüm raporundaki çelişkilerin yanı sıra cezaevi kamera kayıtlarının kaybolduğunu ve olay gecesine ait bazı belgelerin imha edildiğini öne sürüyor.
FETÖ'nün MİT'i Ele Geçirme Planı ve Kozinoğlu
Kaşif Kozinoğlu, MİT'te Asya Bölge Başmüşaviri olarak görev yaparken, özellikle Orta Asya ve Kafkasya'daki operasyonlarda etkin rol almıştı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ortaya çıkan belgeler, FETÖ'nün MİT içinde örgütlenmeye çalıştığını ve kritik pozisyonları ele geçirmeyi hedeflediğini gösteriyor. Kozinoğlu'nun bu yapılanmaya karşı çıktığı ve örgütün planlarını deşifre etmeye çalıştığı iddia ediliyor.
FETÖ'nün MİT'teki yapılanmasına ilişkin daha önce yapılan soruşturmalarda, örgütün "altın nesil" olarak adlandırdığı mensuplarını kritik kurumlara yerleştirdiği belgelenmişti. Kozinoğlu'nun, bu yerleştirme sürecinde engel teşkil ettiği ve örgüt tarafından hedef alındığı değerlendiriliyor. Ergenekon kumpası sürecinde tutuklanması da bu çerçevede şüpheli görülüyor. Kozinoğlu'nun tutuklanmasına gerekçe gösterilen delillerin büyük ölçüde FETÖ mensubu savcı ve polisler tarafından üretildiği, sonraki yıllarda yapılan yargılamalarda ortaya çıkmıştı.
15 Yıl Sonra Gelen Yeniden Açılma Kararı
Dosyanın yeniden açılması, geçtiğimiz günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla gerçekleşti. Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeni tanık ifadeleri ve belgeler toplanıyor. Özellikle cezaevinde görevli eski infaz koruma memurları ve sağlık görevlilerinin yeniden dinlenmesi planlanıyor. Ayrıca, olay gecesine ait acil durum çağrı kayıtlarının inceleneceği ve o dönemki cezaevi yönetiminin tutumunun mercek altına alınacağı belirtiliyor.
Kozinoğlu ailesinin avukatı yaptığı açıklamada, "15 yıldır bu dosyanın peşindeyiz. Şimdi yeniden açılması, gerçeğin ortaya çıkması için önemli bir fırsat. Kaşif Kozinoğlu, vatanı için mücadele etmiş bir istihbaratçıydı. Onun ölümünün arkasında FETÖ'nün olduğunu düşünüyoruz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz" dedi.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 1999 yılında ABD'ye yerleşmesinin ardından örgütün devlet kurumlarına sızma stratejisi hız kazanmıştı. MİT, TSK ve emniyet teşkilatı içindeki yapılanma, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından büyük ölçüde deşifre edildi. Ancak Kozinoğlu gibi isimlerin ölümlerinin ardındaki gerçekler hâlâ aydınlatılamadı. Bu dosyanın yeniden açılması, benzer şüpheli ölümlerin de gündeme gelmesine yol açabilir.
Kozinoğlu'nun Mirası ve Beklentiler
Kaşif Kozinoğlu, 1955 yılında Trabzon'da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra MİT'e girdi. Uzun yıllar yurt dışında görev yaptı, birçok kritik operasyonda yer aldı. 2010'da Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandığında kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ölümünden sonra itibarının iadesi için ailesi hukuk mücadelesi başlattı. 2014 yılında Ergenekon davasında verilen kararların bir kısmı Yargıtay tarafından bozuldu ve sanıklar beraat etti. Ancak Kozinoğlu artık hayatta değildi.
Dosyanın yeniden açılması, sadece Kozinoğlu'nun ölümünü aydınlatmakla kalmayıp, Ergenekon kumpasının arkasındaki FETÖ yapılanmasının da daha net anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Kamuoyu, 15 yıl sonra da olsa adaletin tecelli etmesini bekliyor. Soruşturmanın derinleştirilmesi ve sorumluların tespit edilmesi, benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından da kritik önem taşıyor.