Yeni Parti Milletvekili Ulaş Karasu, Sivas Valiliği'nin kayak merkezinde alkol servisi yapılmaması yönündeki kararını eleştirdi. Karasu, turistlerin beklentilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, alkol yasağının Sivas turizmine zarar verdiğini söyledi. Karasu, "Şarap içemiyorsa niye gelecek?" diyerek kararın turizm açısından mantıksız olduğunu savundu.
Turist beklentileri ve yerel ekonomi
Ulaş Karasu, yaptığı açıklamada Sivas Valiliği'nin kayak merkezindeki alkol servisi yasağının turistlerin beklentileriyle çeliştiğini vurguladı. Kayak turizminin uluslararası bir niteliğe sahip olduğunu hatırlatan Karasu, farklı ülkelerden gelen turistlerin konaklama ve eğlence alışkanlıklarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Karasu, "Kayak merkezlerinde akşam yemeğinde bir kadeh şarap içmek isteyen turistler var. Bu talebi görmezden gelirseniz, turist tercihini başka illerden yana kullanır. Sivas'ın turizm potansiyelini artırmak istiyorsak, önce turistin ne istediğine bakmalıyız." dedi.
Milletvekili, alkol servisi yasağının yerel ekonomiye de olumsuz yansıyacağını belirtti. Kayak merkezindeki otel, restoran ve diğer işletmelerin turist çekmek için çeşitli hizmetler sunduğunu, alkol yasağının bu işletmelerin rekabet gücünü zayıflatacağını söyledi. Karasu, "Turizm gelirleri, bölge esnafı için hayati önem taşıyor. Alkol servisi olmayan bir tesiste turistin konaklama süresi kısalır, harcamaları azalır. Bu da doğrudan esnafın kazancını düşürür." diye konuştu.
Valilik kararı ve gerekçeleri
Sivas Valiliği, geçtiğimiz günlerde kayak merkezinde alkol servisi yapılmayacağını duyurmuştu. Kararın gerekçesi olarak kamu düzeni ve aile dostu bir ortam sağlama hedefi gösterilmişti. Ancak Karasu, bu gerekçenin turizm gerçekleriyle bağdaşmadığını savunuyor. Karasu, "Kamu düzeni elbette önemli, ancak yasakçı bir yaklaşımla turizm geliştirilemez. Dünyanın her yerinde kayak merkezlerinde alkol servisi yapılır. Bu, turistin doğal beklentisidir. Valiliğin bu kararı, Sivas'ı turizmde geriye götürür." ifadelerini kullandı.
Ulaş Karasu, kararın gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Turizm sektörü temsilcileriyle görüşülerek daha dengeli bir düzenleme yapılabileceğini belirten Karasu, "Yasak yerine denetim ve düzenleme getirilebilir. Örneğin, ailelerin rahatsız olmayacağı saatlerde ve alanlarda servis yapılabilir. Ama tümden yasak, turist kaybına yol açar." dedi.
Siyasi tepkiler ve turizm sektörünün durumu
Yeni Parti Milletvekili Ulaş Karasu'nun açıklamaları, Sivas'ta turizm politikalarına ilişkin tartışmayı yeniden alevlendirdi. Turizm sektörü temsilcileri, alkol yasağının rezervasyonlarda düşüşe neden olabileceği uyarısında bulunmuştu. Sivas'ın kayak turizminde potansiyelinin yüksek olduğu ancak altyapı ve hizmet çeşitliliği konusunda eksiklikler bulunduğu biliniyor. Karasu'nun açıklamaları, bu eksikliklerin giderilmesi yerine yeni kısıtlamalar getirilmesinin turizme zarar verdiği yönünde bir eleştiri olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, Valiliğin kararının arkasında toplumsal taleplerin de olabileceği belirtiliyor. Ancak Karasu, turist beklentileri ile yerel hassasiyetler arasında denge kurulması gerektiğini savunuyor. Karasu, "Turistin şarap içip içmemesi, onun tatil tercihini belirleyen önemli bir faktördür. Eğer Sivas olarak turist çekmek istiyorsak, bu gerçeği kabul etmek zorundayız. Aksi halde 'Şarap içemiyorsa niye gelecek?' sorusu havada kalır." diye konuştu.
Uzmanlar, turizmde yasakçı yaklaşımların uzun vadede bölge ekonomisine zarar verdiğini belirtiyor. Sivas'ın kayak merkezinin rakip illere göre daha az tercih edilmesinin nedenleri arasında hizmet kısıtlamaları gösteriliyor. Karasu'nun çağrısı, bu konuda bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Önümüzdeki günlerde Valiliğin kararında bir değişiklik olup olmayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Sonuç olarak, Yeni Parti Milletvekili Ulaş Karasu, Sivas Valiliği'nin alkol servisi yasağını turizm açısından sakıncalı buluyor ve kararın gözden geçirilmesini istiyor. Karasu'ya göre, turistlerin beklentilerine kulak verilmediği sürece Sivas'ın turizm hedeflerine ulaşması zor görünüyor. Bu tartışma, yerel yönetimlerin turizm politikalarında ne kadar esnek olması gerektiğini de gündeme getiriyor.