Karadeniz'de keşfedilen doğal gaz ve Gabar'daki petrol sahaları, Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık hedefinde stratejik eşikleri aştı. Son verilere göre, iki kaynaktan günlük toplam üretim, 4 milyon hanenin enerji ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaştı. Karadeniz'deki gaz üretimi 2 milyar dolarlık ekonomik değer sağlarken, Gabar'da petrol üretimi rekor kırdı.
Karadeniz gazında üretim artışı
2023 yılında Sakarya Gaz Sahası'nda başlayan doğal gaz üretimi, kademeli olarak artırıldı. Şu anda günlük 10 milyon metreküp civarında olan üretim, yıl sonuna kadar 15 milyon metreküpe çıkarılması planlanıyor. Bu miktar, yaklaşık 2,5 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacına denk geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Karadeniz'deki toplam rezerv 710 milyar metreküp olarak açıklanmıştı. Üretim arttıkça Türkiye'nin doğal gaz ithalatındaki azalma da belirginleşiyor. 2022'de 55 milyar metreküp olan ithalat, 2023'te 50 milyar metreküpe geriledi. Yerli gaz devreye girdikçe bu rakamın daha da düşmesi bekleniyor.
Gabar'da petrol rekoru
Şırnak'ın Gabar bölgesinde 2021'de keşfedilen petrol sahasında üretim hızla artıyor. Günlük 40 bin varil seviyesine ulaşan üretim, 2024 sonunda 100 bin varile çıkarılması hedefleniyor. Şu anda Gabar'dan elde edilen petrol, 1,5 milyon hanenin akaryakıt ihtiyacını karşılıyor. Toplam rezervin 1 milyar varil olduğu tahmin ediliyor. Bölgede 100'den fazla kuyu açılırken, altyapı yatırımlarıyla üretim kapasitesi sürekli artırılıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ekipleri, 7/24 esasına göre çalışıyor.
Enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda, Karadeniz gazı ve Gabar petrolü kritik rol oynuyor. 2023'te Türkiye'nin enerji ithalatı 70 milyar doları aşarken, yerli üretimin artmasıyla cari açığın azalması bekleniyor. Ekonomistlere göre, her 1 milyar metreküp doğal gaz üretimi, ithalatı 500 milyon dolar azaltıyor. Gabar'daki petrol üretimi ise yıllık 2 milyar doların üzerinde tasarruf sağlayabilir.
Önümüzdeki dönemde Karadeniz'de yeni sondajlar planlanırken, Gabar'da rezerv artışı için çalışmalar sürüyor. Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından bu iki saha, uzun vadede önemli bir teminat olarak görülüyor. Ancak küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik riskler dikkate alındığında, yerli üretimin sürdürülebilirliği ve maliyet etkinliği de önem kazanıyor. Uzmanlar, Türkiye'nin enerji dönüşümünde yenilenebilir kaynaklarla birlikte fosil yakıt üretimini dengelemesi gerektiğini vurguluyor.