İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1548 sayfalık iddianame, Kapalıçarşı merkezli yaklaşık 40 milyar liralık kara para trafiğinin 'M80' adlı özel bir altyapıyla yönetildiğini ortaya koydu. Soruşturma kapsamında 504 şüpheli hakkında dava açılırken, örgütün suçtan elde edilen gelirleri bu sistemle kayıt altına aldığı belirlendi. İddianamede paravan şirketler, döviz büroları ve sahte faturalarla oluşturulan kara para ağının detayları yer alıyor.
M80 altyapısı nasıl işliyordu?
Savcılık tespitlerine göre, suç örgütü 'M80' kod adlı bir yazılım altyapısı kullanarak kara para transferlerini takip edilemez hale getirdi. Sistem, fiziki para hareketlerini sanal bir muhasebe sistemiyle kaydederken, hiçbir banka kaydına yansımadığı için mali denetimden kaçmayı başarıyordu. Şüpheliler, Kapalıçarşı'daki döviz büroları aracılığıyla topladıkları nakit parayı, bu yazılım üzerinden hayali hesaplara aktararak aklamaya çalışıyordu.
Paravan şirketler ve döviz büroları
İddianameye göre, örgütün kara para ağında 200'den fazla paravan şirket ve çok sayıda döviz bürosu kullanıldı. Bu şirketler, sahte ticari faturalar düzenleyerek kara parayı meşru gelir gibi gösteriyordu. Soruşturma kapsamında elde edilen dijital veriler, örgütün aylık ortalama 2 milyar TL'lik işlem hacmine ulaştığını gösteriyor. Yurt dışı bağlantılı bazı şirketlerin de kullanıldığı tespit edildi.
1548 sayfalık iddianamede neler var?
İddianamede, 504 şüpheli hakkında ayrıntılı suçlamalar yer alıyor. Şüphelilerin çoğu 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'kara para aklama' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından yargılanacak. Soruşturma kapsamında 42 kişi tutuklu bulunurken, 100'den fazla kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İddianamede ayrıca, örgütün lider kadrosu olarak nitelendirilen 15 kişi için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
Kara para skandalının ekonomik boyutu
Uzmanlar, Kapalıçarşı merkezli bu yapılanmanın Türkiye ekonomisi üzerinde ciddi bir kara para akışına neden olduğunu belirtiyor. Sadece 2023 yılında sistem üzerinden yaklaşık 15 milyar TL'lik kara para aklanmasına aracılık edildiği tahmin ediliyor. Bu durum, kayıt dışı ekonominin büyümesine ve vergi kaybına yol açtı.
Savcılığın yöntemi ve operasyonun seyri
Soruşturma, MASAK ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi’nin ortak çalışmasıyla yürütüldü. Teknik ve fiziki takibin yanı sıra, dijital verilerdeki şifreleme kırılarak M80 altyapısına ulaşıldı. Operasyon kapsamında İstanbul ve 5 farklı ilde eş zamanlı baskınlar düzenlenmiş, onlarca kişi gözaltına alınmıştı.
Bağımsız değerlendirme
Bu iddianame, Türkiye'de organize suç örgütlerinin finansal yapılanmalarına yönelik en kapsamlı soruşturmalardan biri olarak kayıtlara geçti. M80 sistemi, kara para aklamada kullanılan yöntemlerin ne kadar karmaşıklaştığını gösteriyor. Soruşturmanın, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor. Ancak bu tür yapılanmaların tamamen kurutulması için mali denetimlerin sıkılaştırılması ve uluslararası iş birliğinin artırılması gerekiyor.