Türkiye ekonomisinde önemli bir gösterge olan imalat sanayi kapasite kullanım oranı, 2025 yılı Şubat ayında yüzde 74,7 seviyesine gerileyerek son 11 ayın en düşük değerini kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, bu oran bir önceki aya göre 1,1 puan azaldı. Ocak ayında yüzde 75,8 olarak ölçülen kapasite kullanım oranı, böylece Mart 2024'ten bu yana en düşük seviyeye indi. Ekonomistler, bu düşüşün iç talepteki yavaşlama ve ihracat pazarlarındaki zayıflığın bir yansıması olduğunu belirtiyor.
İmalat Sanayisindeki Daralma Sinyalleri
Kapasite kullanım oranındaki bu gerileme, imalat sanayisinde üretim aktivitesinin yavaşladığına dair önemli bir sinyal olarak yorumlanıyor. TCMB verilerine göre, Şubat ayında imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı yüzde 74,7 olurken, sektörler arasında belirgin farklılıklar gözlendi. Özellikle sermaye malları ve ara malları üretiminde düşüş dikkat çekerken, dayanıklı tüketim mallarında da benzer bir eğilim görüldü.
Ekonomistler, bu düşüşün arkasında birçok faktörün yattığını vurguluyor. Yüksek faiz ortamının iç talebi baskılaması, Avrupa Birliği başta olmak üzere ana ihracat pazarlarındaki daralma ve küresel ticaretteki belirsizlikler, kapasite kullanımını olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında sayılıyor. Ayrıca, deprem bölgesindeki toparlanmanın yavaşlaması ve bazı sektörlerdeki maliyet artışları da üretim kararlarını etkiliyor.
Alt Sektörlerdeki Performans
İmalat sanayinin alt sektörlerine bakıldığında, gıda ürünleri imalatı yüzde 74,4 ile nispeten dirençli bir görünüm sergilerken, tekstil sektörü yüzde 71,9 ile ortalamanın altında kaldı. Kimya sektörü yüzde 78,3 ile en yüksek kapasite kullanım oranına sahip olurken, ana metal sanayi yüzde 68,9 ile en düşük seviyede gerçekleşti. Motorlu kara taşıtı imalatı ise yüzde 76,5 ile güçlü konumunu korudu.
Bu tablo, sektörler arasındaki makasın açıldığını gösteriyor. Özellikle ihracata dayalı sektörler, küresel talepteki zayıflamadan daha fazla etkilenirken, iç pazara yönelik üretim yapan bazı sektörler görece daha iyi durumda. Ancak genel eğilim, imalat sanayisindeki yavaşlamanın derinleşebileceği yönünde.
Mevsimsel Etkiler ve Beklentiler
Şubat ayı, kısa olması ve bazı iş günü kayıpları nedeniyle mevsimsel olarak kapasite kullanımını düşürebiliyor. Ancak uzmanlar, bu yılki düşüşün yalnızca takvim etkisiyle açıklanamayacağını, ekonomik yavaşlamanın belirgin bir işareti olduğunu ifade ediyor. TCMB'nin aylık iktisadi yönelim anketi sonuçlarına göre, gelecek üç aya ilişkin üretim hacmi beklentisi de zayıfladı. Bu durum, önümüzdeki aylarda kapasite kullanım oranının daha da gerileyebileceğine işaret ediyor.
Öte yandan, mevsimsel düzeltilmiş verilere göre kapasite kullanım oranı yüzde 75,8'den yüzde 74,6'ya geriledi. Bu da düşüşün takvim etkisinden arındırıldığında da belirgin olduğunu ortaya koyuyor. Ekonomi yönetimi, sıkı para politikasının devam edeceğini açıklarken, piyasa aktörleri faiz indirimlerinin başlaması için enflasyondaki düşüşün sürdürülebilir olmasını bekliyor.
Değerlendirme ve Öngörüler
Kapasite kullanım oranındaki bu gerileme, ekonominin soğuduğunun bir başka kanıtı olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum, enflasyonla mücadelede istenen bir gelişme olabilir; zira üretimdeki yavaşlama, talep baskısını azaltarak fiyat artışlarını yavaşlatabilir. Yine de, işsizlik ve büyüme açısından olumsuz sonuçları bulunuyor. Önümüzdeki dönemde ihracat pazarlarındaki toparlanma ve iç talepteki canlanma, kapasite kullanımının yeniden artmasını sağlayabilir. Ancak bunun için küresel ekonomik koşulların iyileşmesi ve uygulanan politikaların etkilerinin izlenmesi gerekiyor. Türkiye'nin potansiyel büyüme hızına ulaşabilmesi için üretim kapasitesinin verimli kullanılması büyük önem taşıyor. Bu nedenle, iş dünyası ve hükümetin koordineli adımlar atması bekleniyor.