İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği, KaosGL Derneği ile Velvele’nin internet sitelerinin yanı sıra çok sayıda LGBTİ+ örgütü, aktivist ve hak savunucusuna ait sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirdi. Karar kapsamında 14 X (eski adıyla Twitter) hesabı Türkiye’den görünmez kılınırken, 11 Instagram hesabı için de erişim engeli talep edildi. Erişim engeli, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi uyarınca verildi. Karar, LGBTİ+ örgütleri ve dijital hak savunucuları arasında tepkiyle karşılandı.
Erişim Engelinin Kapsamı ve Gerekçesi
İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararı, KaosGL Derneği ve Velvele’nin resmi internet sitelerinin yanı sıra, çok sayıda LGBTİ+ örgütü, aktivist ve hak savunucusunun sosyal medya hesaplarını kapsıyor. Kararda, 14 X hesabı ile 11 Instagram hesabı için erişim engeli öngörülüyor. Erişim engeli kararının gerekçesi henüz resmi olarak açıklanmadı; ancak 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında verildiği belirtiliyor. Bu madde, “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gibi gerekçelerle içeriğe erişimin engellenmesine olanak tanıyor. Karar, Türkiye’de LGBTİ+ haklarına yönelik dijital baskının son örneği olarak değerlendiriliyor.
LGBTİ+ Örgütlerinden Tepki: “Susturma Girişimi”
Erişim engeli kararı, LGBTİ+ örgütleri ve dijital hak savunucuları tarafından “sistematik bir susturma girişimi” olarak nitelendirildi. KaosGL Derneği, yaptığı açıklamada kararın ifade özgürlüğüne doğrudan müdahale olduğunu vurguladı. Velvele ise sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, “Erişim engeli, yalnızca bir teknik müdahale değil; aynı zamanda LGBTİ+ topluluğunun görünürlüğünü hedef alan bir saldırıdır” ifadelerini kullandı. Aktivistler, kararın ardından VPN gibi araçlarla erişim sağlamaya çalışsa da, engelin kalıcı olabileceği endişesi taşıyor.
Dijital Haklar ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Değerlendirme
Dijital haklar alanında çalışan avukatlar, erişim engeli kararının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkını ihlal ettiğini belirtiyor. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi, ifade özgürlüğünü güvence altına alıyor. Ayrıca Anayasa’nın 26. maddesi de ifade özgürlüğünü düzenliyor. Ancak son yıllarda LGBTİ+ içerikli hesaplara yönelik erişim engelleri sıkça gündeme geliyor. 2023’te Onur Yürüyüşü öncesinde birçok LGBTİ+ hesabı erişime engellenmişti. Bu karar, söz konusu pratiğin devamı niteliğinde görülüyor.
Uluslararası Tepkiler ve Benzer Örnekler
Uluslararası insan hakları örgütleri, Türkiye’deki LGBTİ+ örgütlerine yönelik erişim engellerini yakından takip ediyor. Human Rights Watch ve Amnesty International gibi kuruluşlar, geçmişte benzer engellemeleri kınadı. Öte yandan, erişim engeli kararı, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de LGBTİ+ içeriklerine yönelik kısıtlamaların arttığı bir dönemde geliyor. Rusya, Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde de LGBTİ+ içeriklerine yönelik yasal kısıtlamalar bulunuyor. Türkiye’deki karar, bu küresel eğilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Erişim engeli kararı, LGBTİ+ topluluğu ve dijital hak savunucuları için yeni bir mücadele alanı yaratıyor. Kararın ardından örgütler, yasal yollara başvurarak engelin kaldırılması için çaba göstereceklerini açıkladı. Ancak sürecin uzun ve zorlu olması bekleniyor. Uzmanlar, erişim engellerinin ifade özgürlüğü üzerindeki baskıyı artırdığını ve dijital alanda kutuplaşmayı derinleştirdiğini vurguluyor. Önümüzdeki günlerde benzer kararların alınıp alınmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Türkiye’de LGBTİ+ hakları açısından endişe verici bir tablo oluşurken, uluslararası toplumun tepkisi de merakla bekleniyor.