Türkiye Çevre Platformu ve Doğa için Sanat Derneği, "İstanbul'u kaybediyoruz" başlığıyla bir organizasyon düzenleyerek Kanal İstanbul projesini eleştirdi. Etkinliğin ilk ayağı, TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi'nde gerçekleştirildi. Katılımcılar, projenin İstanbul'un ekolojik dengesine, su kaynaklarına ve tarihi dokusuna büyük zarar vereceğini belirtti. Organizasyonun, kamuoyunda farkındalık yaratmayı ve projenin durdurulmasını hedeflediği ifade edildi.
Kanal İstanbul Neden Tehlikeli Görülüyor?
Çevre örgütleri ve uzmanlar, Kanal İstanbul'un İstanbul Boğazı'nın yükünü hafifletmek için planlandığını ancak gerçek maliyetlerinin göz ardı edildiğini savunuyor. Proje, Küçükçekmece Gölü'nden başlayarak Karadeniz'e kadar uzanacak 45 kilometrelik bir su yolu öngörüyor. Ancak eleştirilere göre bu güzergah, içme suyu havzalarını tehdit ediyor, deprem riskini artırıyor ve İstanbul'un kuzey ormanlarının yok olmasına yol açıyor. TMMOB Mimarlar Odası yetkilileri, projenin hukuki süreçleri tamamlanmadan başlatılmasını da eleştirdi.
Etkinlikte Öne Çıkan Görüşler
Panelde konuşan çevre aktivistleri ve akademisyenler, İstanbul'un su kaynaklarının korunması gerektiğini vurguladı. Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorununa da değinen konuşmacılar, Kanal İstanbul'un bu deniz ekosistemine daha fazla zarar vereceğini öne sürdü. Ayrıca, proje için harcanacak kamu kaynaklarının deprem dönüşümü ve altyapıya yönlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Doğa için Sanat Derneği üyeleri ise projenin kültürel mirası tehdit ettiğini belirterek çeşitli sanatsal eylemler düzenledi.
Etkinlik boyunca katılımcılar, Kanal İstanbul'un çevresel ve sosyal etkilerini tartıştı. Birçok konuşmacı, İstanbul'un kimliğinin korunması için bu tür mega projelerden vazgeçilmesi gerektiğini savundu. Organizasyonun önümüzdeki haftalarda farklı mekanlarda devam edeceği bildirildi.
Kanal İstanbul projesi, hükümet tarafından 2011 yılında duyurulmuş ve 2019'da resmen başlatılmıştı. Proje henüz tamamlanmamış olsa da, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporları ve hukuki itirazlarla gündeme gelmeye devam ediyor. Eleştirmenler, projenin İstanbul için "sonun başlangıcı" olduğunu iddia ederken, hükümet yetkilileri ise projenin ekonomik getirilerine ve boğaz trafiğini rahatlatacağına dikkat çekiyor. Bağımsız gözlemciler, bu tartışmanın kent politikaları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ve İstanbul'un geleceği hakkında derin bir sorgulamayı beraberinde getirdiğini değerlendiriyor.