Kanada, ABD Hint-Pasifik Kuvvetleri Komutanı Oramiral Samuel Paparo'nun ABD'nin Kanada'yı işgal etme ihtimaline yönelik bir soruyu "tamamen saçma" bularak reddetmesine rağmen, Başbakan Mark Carney ve üst düzey savunma yetkililerinin mevcut acil durum planlarını güncellemeye başladığı bildirildi. Ülke, olası bir ABD işgaline karşı savunma stratejilerini gözden geçirirken, savunma harcamalarını artırma ve uluslararası ittifaklarla işbirliğini güçlendirme yolunda adımlar atıyor.
ABD'den İşgal Sorusuna Ret, Kanada'dan Sessiz Hazırlık
Oramiral Samuel Paparo, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir etkinlikte, ABD'nin Kanada'yı işgal edip etmeyeceği yönündeki bir soruya sert bir yanıt vererek, böyle bir olasılığı "tamamen saçma" olarak nitelendirdi. Paparo, iki ülke arasındaki derin tarihi bağlara ve ittifak ilişkilerine vurgu yaparak, böyle bir senaryonun gerçek dışı olduğunu belirtti. Ancak Ottawa'dan gelen haberler, Kanada hükümetinin bu açıklamaya rağmen acil durum planlarını güncelleme kararı aldığını gösteriyor.
Başbakan Mark Carney'in talimatıyla harekete geçen savunma yetkilileri, mevcut acil durum planlarını gözden geçiriyor. Edinilen bilgilere göre, planlar arasında sınır güvenliğinin artırılması, kritik altyapının korunması ve olası bir saldırı durumunda sivil savunma mekanizmalarının devreye alınması gibi önlemler yer alıyor. Kanada Savunma Bakanlığı'ndan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı, ancak üst düzey bir yetkilinin "her ihtimale karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor" dediği öğrenildi.
Savunma Bütçesinde Artış ve İttifak Arayışları
Kanada'nın bu adımı, savunma harcamalarını artırma yönündeki daha geniş bir stratejinin parçası olarak görülüyor. Son yıllarda NATO müttefikleri arasında savunma harcamalarının GSYİH'nın %2'sine çıkarılması yönündeki baskılar artarken, Kanada da bu yönde adımlar atıyor. 2023 bütçesinde savunmaya ayrılan payı artıran ülke, önümüzdeki yıllarda daha fazla yatırım yapmayı planlıyor.
Öte yandan Kanada, ABD dışındaki müttefikleriyle de savunma işbirliğini derinleştiriyor. Avrupa ülkeleri ve Pasifik bölgesindeki ortaklarla yapılan görüşmelerde, olası bir kriz durumunda koordinasyonun nasıl sağlanacağı ele alınıyor. Uzmanlar, Kanada'nın coğrafi konumu nedeniyle ABD için stratejik bir öneme sahip olduğunu, ancak iki ülke arasındaki ekonomik ve askeri bağımlılığın bir işgal senaryosunu son derece düşük olasılıklı kıldığını belirtiyor.
Uzmanlardan Değerlendirme: Gerilim mi, Tedbir mi?
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Kanada'nın acil durum planlarını güncellemesini "ihtiyati bir tedbir" olarak yorumluyor. Toronto Üniversitesi'nden Prof. Dr. Eleanor Higgins, "ABD'nin Kanada'yı işgal etmesi fikri askeri ve siyasi açıdan akıl dışıdır. Ancak Kanada'nın kendi savunma kapasitesini güçlendirmesi ve beklenmedik senaryolara hazırlıklı olması egemen bir devlet olarak hakkıdır" dedi. Higgins, bu tür planların genellikle Soğuk Savaş döneminden kalma olduğunu ve düzenli olarak güncellenmesinin rutin bir uygulama olduğunu ekledi.
Bazı gözlemciler ise son dönemde ABD ile Kanada arasında ticaret ve savunma konularında yaşanan anlaşmazlıklara dikkat çekiyor. Özellikle Kuzey Kutbu'ndaki egemenlik iddiaları ve ticaret anlaşmalarındaki pürüzler, iki müttefik arasında zaman zaman gerginliğe yol açabiliyor. Ancak her iki ülke de NATO çatısı altında müttefik ve ekonomik olarak birbirine sıkı sıkıya bağlı. Kanada'nın acil durum planlarını güncellemesi, bu ilişkinin temel dinamiklerini değiştirmiyor; daha çok ülkenin kendi güvenlik stratejisini çağın gereklerine uyarlama çabası olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, ABD'li komutanın işgal sorusunu reddetmesi, iki ülke arasındaki güçlü bağların bir yansıması. Ancak Kanada'nın sessiz sedasız yürüttüğü hazırlık çalışmaları, uluslararası arenada belirsizliklerin arttığı bir dönemde egemenlik ve güvenlik konularının her zaman öncelikli olduğunu gösteriyor. Ottawa'nın atacağı adımlar, önümüzdeki dönemde Kanada'nın savunma politikasının şekillenmesinde belirleyici olacak.