Son dakika haberine göre, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Akman, güzellik merkezlerinde yaygın olarak kullanılan kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarında kullanılan kurutucu cihazların, cilt sağlığı üzerinde ciddi riskler barındırdığını açıkladı. Yapılan uyarı, özellikle haftalık bakımlarını ihmal etmeyen kadınları yakından ilgilendiriyor; zira cihazlardan yayılan UV ışınları hem erken yaşlanmaya hem de cilt kanserine zemin hazırlayabiliyor.
UV Işınlarının Cilt Üzerindeki Etkileri
Prof. Dr. Akman, kalıcı oje ve protez tırnakların polimerize edilmesinde kullanılan UV/LED lambaların, doğrudan cilde maruz kaldığını ve bu durumun DNA hasarına neden olabileceğini belirtti. Konuyla ilgili yapılan bilimsel araştırmalara atıfta bulunan Akman, şunları kaydetti: 'Bu cihazlar, güneşten gelen UV radyasyonunun cilt üzerindeki etkilerine benzer bir mekanizma ile çalışıyor. Ancak burada maruziyet daha yoğun ve lokalize kalıyor. Özellikle el sırtındaki ince deri, bu ışınlara karşı çok daha hassas. Zamanla kollajen yapısı bozuluyor, cilt inceliyor ve kırışıklıklar artıyor. Daha da kötüsü, mutajenik etkiyle cilt kanseri riski yükseliyor.'
Dermatoloji camiasında yakın zamanda yankı uyandıran bir vaka üzerinden örnek veren Akman, 'Düzenli olarak kalıcı oje yaptıran 50 yaşındaki bir hasta, el sırtında nadir görülen bir cilt kanseri türüyle karşılaştı. Yapılan incelemede, kanserli dokunun tam olarak UV lambasına en çok maruz kalan bölgede oluştuğunu tespit ettik. Bu, nedensel ilişkiyi kanıtlamasa da, riski gözler önüne seriyor.' ifadelerini kullandı.
Uzmanlardan Önlem Önerileri
Prof. Dr. Akman, bu riskleri minimize etmek için tırnak bakımı yaptıran bireylere bazı uyarılarda bulundu. Kurutma işlemi sırasında parmakları koruyan UV filtreli eldivenlerin kullanılması veya güneş koruyucu kremlerin el sırtına uygulanmasının önemine değinen Akman, 'Ayrıca, sık aralıklarla bu uygulamaları yaptırmak yerine, mümkünse doğal kurumaya bırakmak daha güvenli olacaktır. Altın kural, tırnaklarınızı dinlendirmek ve bu cihazları acil durumlar dışında tercih etmemektir. Güzellik salonlarında kullanılan cihazların kalitesi de büyük fark yaratıyor; bu nedenle lisanslı ve güvenilir işletmeleri seçmek gerekiyor.' şeklinde konuştu.
Uzman, işlem sonrası ellerde oluşabilecek kızarıklık, kuruluk veya pigment değişiklikleri gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğinin de altını çizdi. Erken teşhisin hayat kurtardığını hatırlatan Akman, düzenli cilt muayenelerinin ihmal edilmemesini tavsiye etti.
Artan Popülerlik ve Artan Riskler
Son yıllarda kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarının popülaritesi hızla arttı. Güzellik endüstrisi verilerine göre, geçtiğimiz yıl bu hizmetlere olan talep bir önceki yıla oranla yüzde 40 oranında yükseldi. Ancak uzmanlar, bu artan taleple birlikte güvenlik standartlarındaki eksikliklere de dikkat çekiyor. Birçok güzellik salonunun bu cihazları hijyenik koşullarda ve gerekli eğitimi almadan kullandığına dair şikayetler mevcut. Sağlık Bakanlığı'nın konuya ilişkin herhangi bir düzenlemesi bulunmazken, tüketicilerin bilinçlenmesi büyük önem taşıyor.
Uzman görüşleri, bu tür estetik uygulamaların keyfi değil, bilinçli tercihlerle yapılması gerektiğini ortaya koyuyor. Güzellik adına sağlıktan ödün vermek, kısa vadeli kazançların uzun vadeli bedellerini göz ardı etmeye yol açabilir. Nitekim, bilim dünyası, bu cihazların standart bir güvenlik testinden geçmesi ve düzenli denetlenmesi gerektiği konusunda görüş birliği içinde.
Tırnak bakımı, kişisel hijyenin önemli bir parçası olabilir; ancak sağlığı riske atan yöntemlerden kaçınmak, bireylerin en doğal hakkı. Artan cilt kanseri vakalarına karşı hepimizin daha dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ayşe Akman'ın uyarıları, güzellik rutinlerinde yapılacak küçük değişikliklerle büyük fark yaratılabileceğini gösteriyor.