Türkiye'de işsizlik oranları son yılların en yüksek seviyelerine ulaşırken, siyasi partiler ve hükümet bu kronik sorunu yeterince gündeme getirmemekle eleştiriliyor. Ekonomistler, genç işsizliğinin yüzde 30'a yaklaştığı bir ortamda, siyasetin 'kalıcı iz' bırakacak bu krizi görmezden gelmesinin toplumsal sonuçlarına dikkat çekiyor. Uzun süreli işsizliğin bireylerde psikolojik çöküntüye neden olduğu, aynı zamanda sosyal dokuyu zedelediği belirtiliyor.
Siyasette öncelik tartışmaları
Ana muhalefet partileri, işsizliğin çözümü için acil eylem planı çağrısı yaparken, iktidar kanadı ekonomik göstergelerdeki iyileşmelere vurgu yapıyor. Ancak TÜİK verilerine göre işsiz sayısı 4 milyona dayanmış durumda. Uzmanlar, partilerin seçim vaatlerinde işsizliğe yeterli yer vermemesini 'kirli siyaset' olarak nitelendiriyor. 'İşsizlik üzerinden siyaset yapmak yerine, gerçek çözümler üretilmeli' diyen iktisatçılar, mevcut politikaların kalıcı iş yaratmaktan uzak olduğunu savunuyor.
Gençler umutsuz
Özellikle 18-24 yaş arası gençler iş bulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Üniversite mezunu gençlerin işsizlik oranı yüzde 40'a yaklaşırken, birçok genç niteliğine uygun iş bulamadığı için yurt dışına gitmeyi düşünüyor. Sivil toplum kuruluşları, siyasi partilere seslenerek genç işsizliğine yönelik kapsamlı bir strateji belirlenmesini istiyor. Aksi takdirde, bu durumun uzun vadede beşeri sermayede kalıcı kayıplara yol açacağı ifade ediliyor.
Kalıcı izler ve çözüm önerileri
Uzun süreli işsizliğin bireylerde 'kalıcı iz' bıraktığına dikkat çeken psikologlar, işsizlik süresi uzadıkça kişinin iş bulma şansının azaldığını ve depresyon riskinin arttığını belirtiyor. İşsizlikle mücadelede aktif işgücü piyasası programlarının etkili olduğu, ancak Türkiye'de bu programların yeterli büyüklükte olmadığı vurgulanıyor. Ekonomistler, yatırım ortamının iyileştirilmesi, nitelikli işgücü yetiştirilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele gibi adımların atılması gerektiğini söylüyor.
Değerlendirme
İşsizlik toplumun tüm kesimlerini etkileyen bir sorun olarak siyasetin odağında olmalıdır. Ancak mevcut siyasi iklimde işsizlik, 'kirli siyaset' malzemesi yapılmak yerine uzlaşıyla çözülmesi gereken bir konu olarak ele alınmalıdır. Partilerin seçim dönemlerinde verdiği sözlerin tutulması ve uygulanabilir politikalar geliştirilmesi, toplumun geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.