Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kahverengi kokarca (Halyomorpha halys) zararlısına karşı yürütülen mücadele kapsamında, 2026 yılı içerisinde Türkiye genelinde 1 milyon 650 bin samuray arısının (Trissolcus japonicus) doğaya salındığını duyurdu. Bakan Yumaklı, feromon tuzaklardan biyolojik mücadeleye kadar pek çok farklı yöntemi eş zamanlı olarak uyguladıklarını belirterek, bu zararlıya karşı kararlılıkla mücadele ettiklerini vurguladı.
Samuray Arısı ile Biyolojik Mücadele
Kahverengi kokarca, özellikle fındık, mısır, meyve ve sebze üretiminde ciddi ekonomik kayıplara yol açan istilacı bir tür olarak öne çıkıyor. Bakan Yumaklı'nın açıklamasına göre, bu zararlının popülasyonunu kontrol altına almak için doğal düşmanı olan samuray arılarından yararlanılıyor. Samuray arıları, kahverengi kokarcanın yumurtalarını parazitleyerek larvaların gelişimini engelliyor ve böylece zararlının üremesini doğal yollarla sınırlıyor.
Biyolojik mücadele kapsamında, laboratuvar ortamında çoğaltılan samuray arıları, riskli bölgelere düzenli olarak bırakılıyor. Sadece bu yıl 1 milyon 650 bin adet samuray arısının doğaya salınması, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda kapsamlı bir strateji izlediğini gösteriyor. Bakan Yumaklı, ayrıca feromon tuzaklarının da yaygın şekilde kullanıldığını, bu tuzaklarla yetişkin bireylerin izlenerek toplu mücadele çalışmalarının planlandığını ifade etti.
İllerdeki Mücadele ve Koordinasyon
Mücadelenin etkinliği için iller arasında koordinasyon büyük önem taşıyor. Bakan Yumaklı, il tarım müdürlüklerinin bu süreçte aktif rol oynadığını, çiftçilere yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının sürdürüldüğünü kaydetti. Zararlının yoğun olduğu Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere Marmara ve Doğu Anadolu'nun bazı illerinde önlemler artırılmış durumda. Bakanlık, sürvey çalışmaları ile zararlının yayılımını haritalandırıyor ve buna göre müdahale bölgeleri belirliyor.
Kahverengi kokarca, özellikle son yıllarda iklim değişikliğinin de etkisiyle Türkiye'de hızla yayılan bir tür haline geldi. Bakanlık verilerine göre, bu zararlı yüzde 50'ye varan ürün kayıplarına yol açabiliyor. Bu nedenle mücadelede kimyasal ilaçların yanı sıra biyolojik ve kültürel yöntemlerin birlikte uygulanması kritik önemde. Samuray arısı salımı, kimyasal kullanımını azaltmaya yönelik sürdürülebilir bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Bakan Yumaklı, konuşmasında “Kahverengi kokarca ile mücadelede amacımız, popülasyonu ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak. Bu kapsamda 2026 yılında 1 milyon 650 bin samuray arısını doğaya saldık. Ayrıca 81 ilde feromon tuzaklarını yaygınlaştırdık. Çiftçilerimizin de üzerine düşeni yapması gerekiyor” diye konuştu.
Mücadelede Kararlılık ve Gelecek Planları
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yürüttüğü bu kapsamlı mücadele programı, sadece samuray arısı salımıyla sınırlı değil. Yumaklı, aynı zamanda kültürel önlemler, biyoteknik yöntemler ve kimyasal mücadelede de çeşitli projeler yürütüldüğünü ifade etti. Tarım sigortaları kapsamında kahverengi kokarca zararının karşılanması için çalışmalar yapıldığını, üreticilerin bu konuda bilgilendirildiğini de sözlerine ekledi.
Gelecek yıllarda da samuray arısı üretim kapasitesinin artırılması planlanıyor. Bakanlık, laboratuvar altyapısını güçlendirerek daha fazla sayıda doğal düşmanı doğaya kazandırmayı hedefliyor. Ayrıca, zararlının yayılımını önlemek amacıyla karantina tedbirleri de uygulanıyor. Türkiye'nin tarımsal üretiminin sürdürülebilirliği açısından bu mücadele büyük önem taşıyor.
Kahverengi kokarca ile mücadele, yalnızca tarım ekonomisini değil, aynı zamanda doğal dengeyi de ilgilendiren bir konudur. Doğal düşmanların kullanılması, ekosisteme zarar vermeden zararlıyı kontrol altına alma açısından bilimsel ve çevreci bir yaklaşımdır. Bakanlık yetkililerinin açıklamaları, bu bilinçle hareket edildiğini göstermektedir. Önümüzdeki dönemde de benzer biyolojik mücadele uygulamalarının artarak devam etmesi, hem üreticiler hem de doğa için olumlu sonuçlar doğuracaktır.