Yargıtay, bir süredir geçimsizlik yaşayan çiftin boşanma davasında emsal nitelikte bir karara imza attı. Mahkeme, kocanın izin günlerinde sabahın erken saatlerinden itibaren kahvehaneye gitmesini eşini ihmal olarak değerlendirerek boşanma gerekçesi saydı. Aile Mahkemesi'nde görülen davada, çiftin karşılıklı olarak boşanma talebinde bulunduğu ancak kusur değerlendirmesinin önem kazandığı belirtildi.
Kahvehane alışkanlığı eşi ihmal suçu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararında kocanın sürekli kahvehanede vakit geçirmesinin evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediği anlamına geldiğini vurguladı. Özellikle izin günlerinde evden uzak kalan koca, eşine yeterli ilgi ve desteği göstermediği gerekçesiyle kusurlu bulundu. Kararda, "Eşinin ailesiyle ilgilenmeyen, ev işlerine yardım etmeyen ve sürekli kahvehanede vakit geçiren koca, eşini ihmal etmiştir. Bu durum evlilik birliğini temelinden sarsmıştır" ifadeleri yer aldı.
Emsal nitelikteki kararın detayları
Dava, birkaç yıllık evli çiftin anlaşmalı olarak mahkemeye başvurmasıyla başladı. İlk derece mahkemesi, çiftin boşanma talebini kabul ederken kusur oranlarını belirlemekte zorlandı. Koca, kahvehane alışkanlığının sosyal bir aktivite olduğunu savunurken; kadın, sürekli ihmal edildiğini ve bu durumun boşanmaya yol açtığını belirtti. Yargıtay, kocanın kahvehaneye gitme sıklığı ve süresini dikkate alarak bunun evlilik yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmetti.
Toplumsal bir sorun olarak kahvehane
Kahvehane kültürü, özellikle kırsal ve yarı kentsel bölgelerde erkeklerin boş zaman geçirme mekanı olarak yaygın. Uzmanlar, bu tür alışkanlıkların aile içi iletişimsizliği artırdığını ve boşanma riskini yükselttiğini belirtiyor. Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz, "Sürekli kahvehaneye gitmek, evlilikte sorumlulukları yerine getirmemek anlamına gelir. Yargıtay'ın kararı, bu konuda caydırıcı olacaktır" dedi.
Karar, sosyal medyada da tartışma konusu oldu. Kimi kullanıcılar kararı desteklerken, kimileri erkeğin sosyal aktivitesine müdahale edildiği görüşünü savundu. Ancak hukukçular, kararın evlilik birliğinin korunması adına önemli olduğunu vurguluyor.