Kadın müşterilere "canım, balım, bekar mısın?" gibi sözlerle tacizde bulunan bir restoran müdürü, işveren tarafından tazminatsız olarak işten çıkarıldı. Yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş mahkemesinin kararını onayarak feshin haklı olduğuna hükmetti. Olay, iş yerinde cinsel taciz ve mobbing konularında emsal niteliği taşıyor.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
İstanbul'da lüks bir restoranda müdür olarak çalışan sanık, işe geldiği ilk günden itibaren kadın müşterilere yönelik uygunsuz davranışlarda bulundu. Müşterilere "canım, balım, tatlım" gibi samimi ifadelerle hitap eden müdür, özellikle yalnız gelen kadınlara "bekar mısın?", "bir şeyler içmeye ne dersin?" gibi sözlerle asıldı. Şikayetlerin artması üzerine restoran yönetimi, müdürü uyardı ancak davranışlar devam etti. Bunun üzerine işveren, müdürü tazminatsız olarak işten çıkardı. Müdür, feshin haksız olduğunu iddia ederek işe iade ve kıdem tazminatı talebiyle dava açtı.
İş Mahkemesi, yapılan yargılamada tanık ifadeleri ve işyeri kayıtlarını değerlendirdi. Mahkeme, müdürün davranışlarının işyeri huzurunu bozduğu ve işverenin güvenini kötüye kullandığı gerekçesiyle feshin haklı olduğuna karar verdi. Davalı müdürün tazminat talepleri reddedildi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşındı. Yargıtay, iş mahkemesinin tespitlerini yerinde bularak onama kararı verdi. Kararda, işverenin fesih hakkını kullanırken ölçülü davrandığı ve eylemin tekrarlanması nedeniyle tazminatsız feshin haklı olduğu vurgulandı.
Hukuki Boyut ve Emsal Niteliği
Yargıtay kararı, iş yerinde cinsel taciz ve mobbing konusunda önemli bir emsal oluşturuyor. İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması veya işyerinde rahatsızlık yaratması durumunda işveren sözleşmeyi tazminatsız feshedebilir. Bu karar, özellikle müşterilere yönelik saygısız ve taciz edici davranışların iş ilişkisini sürdürülemez hale getirdiğini teyit ediyor. Uzmanlar, işverenlerin bu tür durumlarda derhal harekete geçmesi gerektiğini, aksi halde hukuki sorumlulukla karşılaşabileceklerini belirtiyor.
Karar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları açısından da dikkat çekici. Kadın müşterilere yönelik bu tür sözlü tacizlerin iş yerinde kabul edilemeyeceği, işverenlerin sıfır tolerans politikası benimsemesi gerektiği vurgulanıyor. Avukatlar, benzer durumlarla karşılaşan kadınların mutlaka hukuki destek alması gerektiğini ifade ediyor.